Eğlence Gecem Sikişle Son Buldu

Aslında sıradan ve basit bir gece eğlencesiydi amacım. Fakat alkolün etkisi ve o seksi adamın hareketleri ile işler bir anda daha ateşli bir hal almaya başladı. Bir süre sonra ise kendimi o seksi adamın evinde, çıplak bir halde buldum. İşte o andan sonra kol gibi yarrağı da içime almamla birlikte gece benim için daha farklı bir hale geldi.
Club’da sert sikiş hikayem, Değerli hikayelerseks.net okurları sizler için hazırladığım bir sex hikayemi paylaşmak istiyorum olay tuvallette geçiyor beni benden alıyor düzeyde diyebilirim, hatunu klozetin kenarına öyle bir yasladım ağzına öyle bir verdim ki inanamazsınız harika sakso çekiyordu bu durum beni iyice keyife getirdi ve çevirip domaltma pozisyonuna getirdim.
Yasladım tuvaletin duvarına ve bir girdim içine kadın öyle çığrıyor öyle bağırıyordu ki tüm disko bizi dinliyordu. Şöyle bir köşeye doğru gideyim diye düşünerek kalabalığın arasından geçerek yerimi aldım. Geçerken bacaklarım ve kollarımın sürtündüğü güzel göğüs ve kalçaların etkisi altında olmam yetmiyormuş gibi kadınların harika kokuları burnumu sızlatıyordu.
Bardan her zamanki gibi içkimi alıp köşeme çekildim. Önümde bir karma grup arkadaş sohbet edip eğleniyorlardı. Kadınlar çok güzeldi ama erkek arkadaşları yanlış anlamasınlar diye bakmıyordum. Sahne coştukça coşuyor ve daha fazla içmeye başlamıştı herkes. Ben de artık dördüncü kadehi devirmiş ve giderek rahatlamıştım.
Gecenin ortalarında yanıma 3 kadın gülerek yanaştı ve yanımda durup duramayacaklarını sordular. “Tabi” diyerek kibarca onlara gülümsedikten sonra sahnedeki grubu izlemeye devam ettim.
Kadınlar kendi aralarında hararetli bir şekilde tartışıyorlardı. Anlaşılan başka bir yerden gelmişlerdi ve zaten alkollülerdi. Bir ara lavaboya gitmem gerektiği için tartışmalarının tam ortasında yol istemek durumda kaldım. Esmer olan arkadaşına doğru ilerleyince mecburen arkasından geçmek zorunda kaldım. Geçerken alkolünde etkisiyle sikimi kalçalarına sürterek ve arkama bile bakmadan lavaboya doğru ilerledim. Herkes eğleniyordu ve ben klübün ortasında kalkık bir yarrakla tek başıma bu eğitimli halimle abaza abaza duruyorum diye kendime kızıyordum.
Yerime doğru yol alıyordum. Uzaktan yanımda duran kadınları kesiyordum. Onlara doğru yaklaştığım sırada esmer olanla göz göze gelmiştik. Yaklaşırken kalbimin atışları boynuma kadar vuruyordu. Bana göz kırparak yine arkadaşına doğru ileri hamle yapınca aynı şekilde kalçalarına sürterek eski yerimi teşekkür ederek aldım.
Acaba benimle oynuyor mu diyerek yeni bir içki siparişimi verirken ” -Bana da bir içki ısmarlar mısın yakışıklı ? ” diye bir ses duydum. Kafamı çevirdiğimde esmer güzelinin olduğunu duyunca ” Hangisinden ? ” diye anında yanıtlayıverdim.
Ismarladığım içkiyi aldı ve konuşmadan gülümseyerek arkadaşlarıyla olan tartışmaya geri döndü. Fakat bu sefer arkası bana dönüktü. Dar kesimli spor bir kot giymiş, üstünde de yine spor kısa bir gömlek vardı… Kalçaları muhteşemdi. İçimden sürekli ” Tanrım bir gece de olsa bana böyle bir kadın ver ” diye durmadan içiyordum.
İçkisi bittiğinde, bana dönerek ” Bir tane daha alabilir misin ? Cüzdanımı evde unuttum ” dedi.
Bu güzelliği seyretmek için bile enayi durumuna düşmek güzeldi. İkinci içkisini uzatırken “Burda içkin” diyerek ve sol elimi iyice açarak, bastırarak belini tuttum. Bana cevap vermiş, elimi tutmuş ve sıkı sıkı orada elimin durmasını sağlıyordu. Kalçaları tam önümdeydi. Arkadaşlarından biri benimle ilgilendiğini görünce ve tartışmaya katılmadığını, ona cevap vermediğini söyleyerek kaprisli kadın havalarıyla çantasını alarak uzaklaşmaya başladı. Öteki arkadaşı da panik olarak uzaklaşan arkadaşının peşinden koşarak gitti. “Seni yalnız bıraktılar” dedim. “Kötü oldu. Hiç param yok. Cüzdanımı evde unuttum arabamı otoparktan nasıl alacağımı düşünüyorum” dedi. Bunu sorun etmemesini, zaten içkilerin benden olduğunu karşılığını ise yeterince verdiğini söyledim.
Dans, içki ve sohbet devam ettikçe “Kalçalarımı çok beğendin galiba?” diye aniden sordu. “Harikalar. Senin gibi bir kadının kalçalarına bir gece bile sahip olsam bu dünyanın en mutlu insanı olurum” diye cevap verdim. “Abartma istersen” dedi… Oysaki abartmıyordum. Çok güzeldi. Gözlerim saçlarının arasından tutup, gömleğinin yakalarını yırtarak boynuna saldırıyordu.
İyice içmiştik… Ortak kararımızla hesabı isteyerek ayrılmaya karar verdik.
“Alkollüyüm. Arabam otoparkta kalsın. Yarın alırım. Senin için mahsuru yoksa beni evime götürür müsün ? ” diye sordu. “Hiç tereddüt etmeden ” EVET ” diye atıldım.
Klüp çıkışı elimi tutuyordu. Sürekli çok iyi bir insan olduğumu, keşke onun erkek arkadaşı olsaymışım diye yalpanarak yürüyordu.
Evi Suadiye’deydi. Yolumuz uzundu ve yol boyunca başını omzuma koyarak elimi tuttu. Bir iki kez de ” Öp beni ” diyerek dudaklarını bana sundu.
Köprüye doğru geldiğimizde uyuya kalmıştı. Yolda uyuduğunu anladığımda en sağ şeride geçerek yavaşlıyor, başı omuzumdayken düğmelerinin arasından görünen göğüslerine bakmaya çalışıyordum. Teni gibiydi. Tane tane göğüslerinin üstünde derisinin her dokusu ışıkların altından geçerken belli oluyordu.
Suadiye’ye yaklaştığımızda onu uyandırdım. Bostancı’ya devam etmemi, evde hiç bira olmadığını, canının bira içmek istediğini ve karar vermek istediğini söyledi… Söylediklerini uyguluyor, bu güzel kadınla vakit geçirmenin huzuruyla hiç şikayetçi olmuyordum. Biraları aldıktan sonra tarif ettiği istikamette arabamı kullanıyordum. Bilenler bilir; Suadiye’nin ara, ağaçlardan karanlık hale gelmiş sokaklarından birinde beni durdurdu. Önce bir birayı bana açtı, sonra kendisine. Hiç konuşmuyorduk. Bira ve sigara içip, karanlıkta arabanın içinde öyle duruyorduk. İkimizde sürekli olarak birbirimize bakıp yutkunuyorduk. Benim kalp atışlarım yine hızlanmış, karanlıkta ona bakarken sikim kalkmıştı. Şu kadını şurda arabaya domaltıp bir güzel siksem diye düşünürken; ” – Ne istiyorsun ? ” dedi. ” – Dürüst mü olmalıyım ? ” diye cevap verdim. “- Bu saatte mümkünse evet. Yeterince kötü bir akşam geçirdim” dedi.
“- Götünü sikmek istiyorum” dedim. Nasıl söylediğimi ben bile bilmiyorum. Kalbim yerinden fırlayacaktı. Hiç tepki vermedi. Birasını içti. İçimden hata ettik, keşke başka bir şey söyleseydim diye kendi kendime kızıyordum. Sinirden birayı hızla bitirip ikincisini açtım. Sessizlik çok uzun sürdü.
“- Evine bırakayım. Seni rahatsız ettim yeterince” dedim. “-Sür” dedi sadece. İçimden ” – Sıçtık. Bu kadar güzel kadın bulmuşsun ulan kafana sıçayım öyle laf edilir mi pat diye” tekrar tekrar sinirleniyordum. Arabayı kullanmak bile istemiyordum. İki-üç sokak ilerledikten sonra. “- Burada dur” dedi. Telefon numaramı isteyip, telefonuna kaydettikten sonra ” – Yukarıdan seni arayıp daire numarasını söyleyeceğim. Sakın zile basma. Asansörde ve apartmanın içinde ses çıkartma. Hızlı ol” dedi.
Kimdi ? Neydi ? Kiminle yaşıyordu ? Adını bile bilmiyordum ve evine çıkacaktım. Aşağıda yarı kudurmuş, yarı tedirgin vazıyette beklemeye başladım. 10 dakika – 15 dakika olmuştu artık. Ekildiğimi düşünüyordum. Üçüncü birayı da açtım ki. Telefonum çaldı. ” Biraları da getir. Daire Kat ” dedi.
Hızla bira poşetini alarak apartmana girdim. Söylediği kata ve daireye geldiğimde kapısı açıktı. Işıklar yanmıyordu. Işığı açtığımda çok mükemmel bir evle karşılaştım ama kimseler yoktu. Salon boştu. Mutfak boştu. Koridordan ilerken ufak odanın camından dışarı doğru baktığını gördüm. ” Işığı kapat “dedi. Üstünde siyah kısa, kaliteli olduğu belli olan bir gecelik vardı.
Arkasından yaklaştım. Ve kalkmış olan sikimi o muhteşem kalçalarına dayadım. Daireler çizerek bastıyordum. Sikim kotumdan fırlayacak gibiydim. Onu pencere ile aramda eziyordum ama gıkını çıkartmıyordu. İçimdeki hayvani duygularla; sol elimle saçlarını tutup kendime çekiyor boynunu koklayıp ısırıyordum. Sağ elim de belinden sıkı sıkı tutuyor, adeta ellerimi etine geçiriyordum. Aklıma hep gece klübündeki görüntüleri ve o ilk sürtündüğüm an geliyordu.
Ufak ufak çizdiğimiz dairelerden, sikimi ona bastırıp boynunu, sırtını yalayıp, ısırıp öpmemden etkilenmişti. Artık yavaş yavaş inlemeye başlamıştı. ” Gir artık ” dedi… ” Hayır ” dedim… ” Çabuk gir şu götüme yoksa başkasına siktiririm ” dedi… Kemerimi ve pantolonumun düğmelerini hızlı hızlı çözdüğüm gibi hızla yüklendim göt deliğine… Girmesi bir oldu… Sanırım alışkındı….
Götüne soktuğumda kalçaları kasıklarımı dolduruyor, bana müthiş bir zevk veriyordu… Her defasında ” hadi hadiiii hadiiiii …. sok götümeeee… götümden sik beniiii devam etttt ” diye inliyor beni göt deliğinin içinde daha da hırslandırıp, hayvanlaştırıp, sertleştiriyordu… Bu kadın bu işi gerçekten çok iyi biliyordu…
Güzeldi ama tam bir oruspuydu… Ona dersini iyice vermeliydim…
Saçından sertçe çekerek içeri aldım… Odanın tam ortasında ” Domal götünü siktiğimin oruspusu ” deyip onu çatır çatır sikmeye başladım… Omuzlarından tutup kendime doğru vurdukça… Göt deliğinden şlak şlak diye sesler geliyordu… Acı acı ıhhhh ııııhhhhh diye inliyordu…
” Çok mu güzel götüm…. Beğendin mi haaa… Beğendin miiii…. Sikecek misin götümü… Sikecek misin….” diye beni tahrik ediyordu… Sikilirken bu kadın hiç susmuyordu… Onu içimden parçalamak geliyordu…
” Yat ulan yere dedim… Yattttt… ”
Yüzüstü yattı… ” Aç ellerinle ” dedim… ” Aç siktir bana götünü… Amını götünü sikicem senin… Benim oruspum olacaksın dedim….”
” Bundan sonra başkası sikmeyecek bu götü “… Sikicin olucam diye diye… Canını acıta acıta… yüzüstü yatmış bedenine bütün gücümle yüklenip, geçiriyordum…. ” Hayvansın senn…. hayvannnn ” diye bağırıyordu artık…
Daha da hızlanmıştık… Terlerimi sırtına bırakıyordum… Bileklerinden tutmuş… Altımda tecavüz eder gibi onu götten sikiyordum…. ” Hadiii hadiii hadiii… Akıt götümee… Akıttt… Akıt kocacığım… Akıt sikicim… Boşalt artık ne olursun ” diye yalvarıyordu… Artık hepsini geçirmiş… Hayvan gibi hırlayarak göt deliğinin içinde onu yukarı ittirerek bütün gücümü hissettiriyordum… Dayanacak gibi değildik ikimizde….. Bir elimle götünün yanaklarını ayırarak üstünde çat çat çat çat diye sesler çıkararak yüklenmeye devam ettim… Kalın sikim göt deliğini alıştırmış… Sikimden akan zevk suları kayganlaştırmıştı artık… ” -Konuş ” dedim… ” Boşalt kocanı… Götünü sike sike seni karım yapıcam … Hadi susma oruspuuu… İnle banaaaa ” deyip iyice tüm erkeklik gücümü onun bedenine hissettirmeye başlayınca… Altımda kudurmuş bir şekilde benim gel gitlerimle beraber aynı anda hareket edip inlemeye başladı… ” Siiikkk… Sik götümüüüüü…. amıma sokkkkk… götümü sikkkk… oruspuyum bennnn….. götüme boşaaaaalllll ” diye bağırıp inleyince….. Hayvan gibi üstüne abandım… göt deliğine de iyice bastırıp ” boşalıyorum oruspuuuuu götüneeee boşalıyoruummm…

Üvey Kızımın Bakireliği Kanlarla Son Buldu

Merhaba seks hikaye okurları sizlere üvey kızım Selenin bakireliği Hakkında Bir kaç şeyden bahsetmek istiyorum. Okuyan herkese keyifli dakikalar dilerim.
Eşim ve üvey kızımla birlikte İzmir’de  yaşıyoruz. Eşim Buket sarışın, balıketli ve oldukça güzeldir. Eşim rahat bir aile ortamında yetişmiş, giyimine özen gösteren, bakımlı seksi bir kadındır. Topuklu ayakkabıları ile mini eteğinin altında bacakları muhteşem görünür. Likralı daracık beyaz taytını giyip çıktığında kalçalarının güzelliği ortaya daha çok çıkıyor.

Üvey kızım Selen ise henüz 17 yaşında ve Liseye gidiyor ve. Eşimin tek çocuğu olan Selin tam bir Çıtır Çerez diyebilirim. Selin Liseye başladıktan sonra Lolita havasına girip serpildi. Sıcak Antalya havasında rahat giyinmeyi seven Selin, evde bu rahatlığı abartır, minicik şortlar, etekler giyer. Denizde giydiği bikiniler de oldukça cüretkârdır.
Ehliyet almanın zorlaşacağı haberlerinin çıktığı günlerdi. Ben de eşimi ehliyet alması için teşvik ediyordum. Çünkü eşimin ehliyeti yoktu ve araba kullanmayı da bilmiyordu. Birkaç defa arabamı kullanması için çalıştırdım, fakat her seferinde beceremedi. Eşime, “Eğer sen araba kullan ve ehliyet al, sana araba alacağım!” dedim. Eşim bu sözümden sonra ikna oldu ve ehliyet kursuna gitti. Gittiği kursta yazılı sınavını kazanmış, direksiyon dersi alıyordu.
Antalya’nın meşhur sıcaklarının başladığı yaz ayları gelmişti. Hem mangal yakalım, hem de serinleyelim diye, eşofmanları giyip, ormanlık alana pikniğe gitmiştik. Piknik alanına varıp yerleştik, şöyle etrafı bir dolaştım. Piknik alanının bitiminden sonra ormanın içine doğru giden gayet geniş ve güzel bir yol vardı. Eşimin yanına dönüp, “Araba kullanmaya uygun yol var, gel seni biraz çalıştırayım!” dedim. Eşim ise, “Hayır, senin yanında heyecanlanıyorum ben kursta öğreniyorum!” dedi. Ona, “Sen kursta yine öğren, ben sana araba kullanmanın inceliklerini öğreteyim!” dediysem de kabul etmedi. Kızı Selin de annesini ikna etmeye çalıştı, ama eşim Nuh dedi peygamber demedi. Eşim Seline, “Çok istiyorsan git kendin öğren, ben şu ağacın altında mis gibi yatıp dinlencem!” dedi. Selin öfkeli bir şekilde annesine, “Öğrenirim, ne var!” dedi, bana dönüp, “Baba bana öğretir misin?” dedi. “Öğretirim, ama önce annenin öğrenmesi lazım, sınava girecek!” dedim. Eşim yere sermek için götürdüğümüz örtülerden birinin üstüne uzanıp, “Sonra öğrenirim, acelesi ne?” dedi. Selin bir hışımla kolumdan çekip, “Baba bana öğret!” dedi. “Pekâlâ, gel bir tur atıp gelelim!” dedim.
Arabaya bindik, piknik alanının sonundaki yola doğru gidiyorduk. Selin araba hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Hevesini kırmak istemiyordum, ama nereden başlasam bilemiyordum. Kucağıma otursun, biraz gittik mi, (Tamam, yeter artık…) derim diye düşündüm. Orman yoluna girip kenara çektim. Selin arabadan indi, benim kapıyı açtı bekliyordu. Koltuğu arkaya itip, direksiyonu yukarı kaldırdım ve “Gel bakalım, biraz direksiyon tutmayı öğren!” deyip, Selini kucağıma oturttum. Birinci vitese taktım yürüdük. Gaz, fren ve vites, yani arabanın kumandası tamamen bendeydi. Selin birinci viteste giderken direksiyon tutuyordu sadece. Ama sanki arabayı o kullanıyormuş gibi heyecanlı ve sevinçliydi…
Bu arada Selinin altındaki aletim uyanmış, Selinin kalçalarına dayanmıştı. Küçük bir hareketle aletimi eşofmanın içinde düzelttim. Selin araba kullanmanın heyecanını yaşarken, ben de büyük zevk alıyordum. Tarif etme bahanesiyle, ileri geri küçük hareketlerle, bacak arasında gidip geliyordum. Kucağımdaki Selinin saçları yüzüme değiyordu. Başımı öne yaklaştırıp boynuna öpücük kondurdum ve “Aferin iyi gidiyorsun kızım!” dedim. Selin seviniyor, “İyi kullanıyor muyum baba?” diye soruyordu. “Gayet güzel gidiyorsun kızım, tabi ki bu bir seferde olacak birşey değil, çok çalışmamız lazım!” dedim. “Tamam, çok çalışalım baba, her gün çalışalım ki, hemen öğreneyim!” dedi. “Olur kızım, olur çalışırız!” dedim. “Bak baba, annemden önce öğrenmeliyim, ona göre!” dedi. “Tamam kızım, annen her gün kursa gittiğinde, biz de çalışmaya çıkarız, annene sürpriz olur!” dedim. Selin kucağımda sevincinden yerinde hoplayıp zıplarken aletim daha fazla dayanamadı ve küloduma boşaldım. Hemen arabayı durdurup, “Hadi in bakalım!” dedim. “Biraz daha kullansaydım?” dedi. “Tuvaletim geldi kızım…” diyerek Selini indirdim. Külodum ıslanmıştı, eşofmanımın ıslanmasını istemiyordum. Ağaçların arkasına gidip, külotumu çıkartıp attım. Döndüğümde Seline, “Bu günlük bu kadar, sonra devam ederiz kızım!” dedim. Eşimin yanına döndük ve güzel bir piknik oldu.
Eve döndüğümüzde Seline daha rahat nerede araba kullandırabilirim diye düşünürken, aklıma araba pazarı geldi. Çok geniş bir alandı, aynı zamanda dikkat çekmez ve gözden uzaktı. Kızımın kalçaları şimdiden heyecanlandırıyordu beni.
Sonraki gün eşim sürücü kursuna gitmek için evden çıkınca, Selin hemen, “Hadi baba, biz de gidelim!” dedi. Üzerimizde birer şort ve tişört vardı. Cüzdanı ve arabanın anahtarını alırken, (ne olur ne olmaz diyerek) yanıma yedek bir şort aldım. Araba pazarına varınca yine koltuk ve direksiyonu ayarlayıp, Selini kucağıma aldım. Dizlerimi birleştirdim, böylece Selin bacaklarının birini sağa diğerini sola salladı. Hareket ettikten sonra dizlerimi açıp kapayarak, Selinin bacak arasını rahatça açıyordum. Her ileri geri hareketimde, Selinin amına götüne ‘Şortlu’ badana yapıyordum. Çaktırmadan elimi bacağına koyup okşuyordum, “Aferin kızım, iyi gidiyorsun!” diye boynuna ve kulak memesine öpücükler konduruyordum. Selin de altındaki sertliğin farkındaydı ve kıçını sikime bastırıyor, ara sıra hafif hareketlerle kıçını sağa sola oynatarak benimle oynuyordu. Böyle bir süre devam ettikten sonra daha fazla dayanamadım ve yine boşaldım. Seline, “Çok terledim kızım, tuvalete gitmem gerek!” diyerek, pazarın içinde bulunan tuvalete gidip, şortumu değiştirdim geldim. Seline, “Bugünlük bukadar yeter kızım, yarın devam ederiz!” dedim. Selinin, “Ama Babaaa, çok zevkliydi!” diye mızmızlanmaları arasında eve döndük. Geldi dizime oturdu, boynuma sarıldı, az çalışmamızdan şikâyetçiydi. “Tamam söz, yarın daha çok çalışırız!” diyerek gönlünü yaptım.
Eşim döndüğünde ona çalışmamızdan hiç bahsetmedik. Ertesi günü iple çekiyordum. Eşim kursa gidince, Selin yine, “Hadi baba çıkalım, ben hazırım!” dedi. Selinin busefer minicik bir etek giymişti. Ona baktığımı görünce, “Dün çok terlemiştin baba, onun için…” dedi. Ben de kenarından aletimi çıkarabileceğim geniş bir şort giydim. Pazar yerine varınca tüm ayarlamaları yeniden yapıp, “Gel bakalım kızım!” dedim. Zaten minicik olan eteğin uçlarını kaldırarak kucağıma oturmasını sağladım. Selinin delikleri ile aletimin arasında artık sadece tanga külodu ve benim şortum vardı. İnce dantelli bir tanga külot giyen Selin sanki hazırlıklı gelmişti. Ondan aldığım bu cesaretle şortumun içindeki sikimi çıkarmaya karar verdim. Birleştirdiğim dizlerimden sağa sola ayrılan bacaklarını, “Şuraya koy, buraya koy…” derken, Selini belinden tutup hafif kaldırım ve sikimi çıkardım, Selini tekrar kucağıma oturttum. Tenine temas eden sikimin farkındaydı, ama bozuntuya vermedi…
Arabayla hareket edip pazar yerinde turlamaya başladık. Seline, “Evet kızım, sen bu işi öğreneceksin!” diyerek, saçlarını okşuyor, boynunu öpüyordum. Selin ara ara kalkıp otururken sikim bacaklarına, kalçalarına sürtüyordu. Türlü bahanelerle ileri geri yaparak, bacak arasına ve külotuna vargel yapıyordum. Kalktığı bir anında külotunu yana sıyırdım. Oturduğunda deliklerine dayanan sikim zevkten dört köşe idi. Amının dudaklarını hissedebiliyordum. Sikim zevkten çırpınırken, Selinin boynunu ve kulak memelerini öpmeyi bırakmıştım, artık resmen yalıyordum. Selin de araba sürmekten aldığı zevkin yanısıra, altındaki zevki de eklemiş, sikimin üstünde kıvranıyordu. Sikime sürtünerek Orgazm olan Selinin amından akan suları sikimi iyice kayganlaştırmıştı. Kalktığı bir anında onu alttan kalçasından havada tutup, sikimi göt deliğine dayadım. Sıcaktan ve zevkten vıcık vıcık terlemiş olan göt deliğine girmeye hazır bir alet vardı, herşey ona bağlıydı, isterse oturur, sikimi götüne alır, istemezse oturmaz, kenara çekerdi. Heyecanla ve nefes almadan hareketsiz bekliyordum. Selin yavaşça götünü sikime bastırdı, başını götüne alınca, ben de alttan bastırdım ve sikimin kalanını da ben soktum götüne. İnanılmaz bir şeydi. Daha git gel yapamadan, o saniye beline sarılıp içine volkan gibi patladm

Çapa escort
Çatalca escort
Etiler escort