sekse meraklı baldızımı kandırmak zor olmadı

Merhaba Mobil Porno Hikayeleri seks okurları. köyde kaldığımız süre içinde bizimkilere tarla bahçe işlerinde yardım ederek günlerimizi geçiriyorduk . eşimin annesi babası ve 1 de kız kardeşi vardı onlarda aslında şehirde kalıyorlardı ama yazları köye gidip tarla işlerinde çalışıyorlardı . Kız kardeşi o yıl lise 2 yi bitirmiş ve 3 e geçmişti tam serpilip genç kızlığa adım attığı 18 yaşındaydı. O günü yine bahçede çalışmış ve çok yorgun olarak eve gelmiştik hepimiz çok yorgunduk sadece eşim evde kalıp bize yemek hazırlıyor onun dışında hepimiz bahçeye gidip çalışıyorduk . Yine böyle yorgun günlerimizin biriydi ve bana iş yerinden telefon geldi benim acil olarak işe dönmemi ve 1-2 günlük işim olduğunu haberini telefonla eşime haber vermişlerdi. Ben o yorgun halimle acele olarak hazırlanıp yola çıkacaktım ki eşim baldızımın da benimle gelip okuluna ugraması gerektiğini söyledi. Acele akşam üzere yola çıktık 4-5 saat yolculuktan sonra kasabaya gelmiştik baldızımı evine bırakarak ben de eve gidip duş alıp yatacaktım. Duşumu alıp rahatladıktan sonra 1 duble rakımı alarak TV. karşısına geçip istirahate çekilmiştim ki telefon çaldı arayan 18 yaşındaki baldızımdı . Bizde suyun akıp akmadığını soruyordu onlarda kesilmişti ve duş alamamıştı baldızım. Suyun bizde aktığını bize gelip duş alabileceğini söyledim . Yarım saat sonra kapı çalındı açtığımda karşımda baldızım çok sinirli idi . seks hikaye Gündüz o bahçe çalışmasından ve yorgunluktan sonra duş alamamasının stresi gözlerinden okunuyordu. Ben salonda rakımı yudumlarken baldız hemen duşa daldı. O duşta iken ben koltukta o yorgunlukla uyaya kalmışım biraz sonra biri bana dokunarak enişte yatağa geç rahat uyu diyerek dokunuyordu gözümü açtığımda karşımda baldız üzerinde ablasının bornozu ile duruyordu.İkimizde yorgunluktan bitkin bir haldeydik . baldıza her tarafım ağrıyor aslında iyi bir masaja olsa çok iyi olur dediğimde o da bana masaj yapabileceğini söyledi. Bunun üzerine ben de halının üzerine yüz ustu yatarak baldızım da yanıma oturdu ve bana masaja başladı . boyunlarıma , kolarıma ,sırtıma ve bacaklarıma masaj yapmaya başladı . Daha sonra sırt ustu çevirdi beni ve masaja devam etti. Ben şortla idim ve baldızın bana temaslarından tahrik olmuştum ama gizlemeye çalışıyordum ve bir an önce bitirmesini bekliyordum. bana masajı bitirdikten sonra benim ona masaj yapmamı istedi ve yüz üstü halıya yatarak beklemeye başladı ben de ona masaja başladım . Boynunu sırtını kolarına ve bacaklarına indikçe baldızın gözlerinin kısılmaya başladığını fark ettim , onu sırt üstü çevirdim ve masaja devam ettim bornoz hafiften açılmış ve altında kilot ve sütyeni görülüyordu . Kilotuna baktığımda önünde ıslaklığı fark ettiğimi görüce baldız toparlandı ve yüzü kızarmıştı. Onun bu durumunu görünce ben utanmaması gerektiğini söyledim o bundan cesaretlenmiş olsa gerek konuyu sex getirerek konuşmaya başladı. Bana ablasına hiç ihanet edip etmediğimi? Şu an ablası hamile olduğu için sex hayatımızın nasıl olduğu? gibi sorular sormaya başladı . Konuştukça konular açılıyordu ve daha samimi ortam doğuyordu . Ben de onun erkek arkadaşı olup olmadığını soruyor , ve merak ettiği sorulara cevap veriyordum. ama şortumun onundeki kabarıklığı saklayamaz olmuştum baldızım önumu işaret ederek canın çok çekti galiba enişte dedi ? ben de onun önunu işaret ederek sanki sen çok masumsun dedim ve bornozu açarak ıslanmış olan kilotuna elimi değdirerek bu nedir dedim? Baldızım hiç tepki vermeden öylece duruyordu ben elimi kilotunun içine sokarak yavaş yavaş amını okşamaya başladım . Artık amının iyice sulanmıştı ben baştan bornozu ardından süryenini ve kilotunu yavaş yavaş çıkardım ve karşımda sütün gibi bacaklar ve daha yeni kıl çıkmaya başlamış o amı görünce bende artık dayanacak güç kalmamıştı . baldızı kucağıma alarak yatak odasına taşıdım .  sex hikayesiyanına uzandım ve onu öpmeye başladım her yerini yalıyordum göğüslerini, bacaklarını ve yavaş yavaş o bal kutusun ulaştığımda baldızım artık tatlı tatlı kasılmaya başladı ilk orgazma ulaşmıştı başımı tutarak sıkıca bacaklarının arasın bastırıyor ben de yalamaya devam ediyordum son birkaç kasılmadan sonra başımı tutup kaldırdı ve dudağıma bir öpücük kondurarak teşekür etti ve bornozu üstüne cekerek kapattı kendini.Yüzü kıpkırmızıydı hala utandığı belliydi. Yanına uzandım ona sarılarak utanmaması gerektiğini söylediğimde ablasının yuzüne nasıl bakacağını sayıklıyordu ben de şakayla karışık hadi sen rahatladın beni de rahatlat dedim sıra sende diyince irkildi. Gözlerini açtı yüzüme baktı ne yapacağını bilmiyordu ben de elini tutup sikimin üzerine götürdüm ve okşamasını söyledim yavaş yavaş okşamaya başladı sikim dim dik olmuştu şortu zorluyordu şortu çıkartmasını söyledim yavaş yavaş şortumu çıkarttı ve elini yine sikime getirdi ve sıkmaya başladı artık sikimin tüm damarları çıkmıştı . Baldızım kulağıma daha önce hiç bir erkeği çıplak görmediğini hiç ilişkisi olmadığını bakire olduğunu söylüyordu ve hala gözünü açıp sikime bakmıyordu. Ben de onun bekaretine dokunmıyacağımı ama istediği gibi bakması gerektiğini söyleyerek cesaret veriyordum. eliyle hala sikimi sıkı sıkı tutuyordu gözünü açtı o şaşkın bakışları ile sikime baktı ve ne yapmalıyım dedi ben de onu yavaş yavaş yala dedim . Eğildi ve dondurma yalar gibi onu yalamaya başladı giderek daha iyi yalıyordu ben de dayanacak güç kalmamıştı ağızın boşalınca ne olduğunun şaşkınlığında ona spermleri yutmasını söyledim o da son damlasına kadar hepsini yuttu . Bir birimize sarılarak uzandık ama ben hala doyuma ulaşmamıştım biraz sonra onu tekrara okşamaya başlayınca o da karşılık vermeye başladı benimki yine kalkmıştı ben de onu uyarmaya başlayınca o da kendisini bana bıraktı . evli sex hikayeleriben sırt ustü yatarak onu kucağıma oturttum ve elimle uyarmaya devam ettim artık o gelmek üzereydi sikimi arkasına dayayarak deliği zorlamaya başladım ama girmiyordu . Kalktım krem aldım ve onu önüme domaltarak arkadan yavaş yavaş zorlamaya başladım canını yakarak korkutmak da istemiyordum. Ben yine sırt üstü yatarak sikimi ve onun arkasını kremleyerek kendisinin üzerine istediği gibi oturmasını söyledim. Ben de bu arada onu uyarmaya devam ediyordum o da sikimin üstüne yavaş yavaş oturuyordu başı girince canı yandı ve öylece bir süre hiç kımıldamadan üzerinde durdu biraz sonra tekrar oturmaya başladı yavaş yavaş benimki o dar tünelde ilerliyordu . Artık taşaklarıma kalçaları değmişti acı bir çığlık attı ve bir süre daha hareketsik kaldı üstünde ben de bu arada uyarmaya devam ediyordum daha fazla dayanamıyacaktım patlamak üzereydim o da artık rahat rahat oturup kalkıyordu sikimin üstünde zevk almaya başlamıştı ve içine patladım o da kasılmaya başlamıştı ve hep beraber doruğa ulaşarak üzerime yığıldı öylece . Sikimi bir süre içinde öylece tuttu canını yanmasının yanı sıra zevk aldığı da beliydi dudağımdan öptü ve çok güzel olduğunu söyledi. Sevinmiştim ilk ilişkisinden zevk aldığını söylemesi bana gelecek için ümit vermişti. Öylece uyuya kalmışız sabah kalktığımda ben hala çıplak yatakta yatıyordum baldız duşunu almış kahvaltı hazırlamış mutfaktaydı . Ben işimi o gün halletmiştim baldız da okul işini halletmişti ama bir birimize 1 gece daha ayırmaya karar verdik ve o gece de köye dönmedik .Bu şekilde ilişkimiz 6 ay sürdü daha sonra baldız bana bekaretini de verdi baldız sex hikayeleri 
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

kapalı ablamı ayartmak zor olmadı

Merhaba www.Mobil Porno Hikayeleri seks okurları,ben serif 1.75 boylarında 60 65 kilo civarında 18 yaşında biriyim sex hikayem ablamla ama ablamı size tanıtmayacağım oda 1.70 boyunda 95 65 95 vücutta türbanlı bi taş çalışmıyor sadece evde onunla beraber alışverişe gitmiştik ve otobüse bindik ablamın üstünde pardesü olduğu için içinde ne vardı bilmiyordum neyse arkalara doğru geçmiştik ki bi adam ablama pantolununu dayadı ve zevk almya başlamıştı ablam bana mesaj attı arkama sen geç diye oda bende durumun farkındaydık hemen arkasına geçtim tabi bende dayanamadım ona hemen benimde sikim kalktı ama utandım vegeri çektim ablamda bişey anlamadı zaten bi 1 dakka sürmüştü fazla belirgin değildi taşşağım . neyse eve gittik ve ablam banyoya gireceğim dedi bende fırsatı kaçırmadım tabii hemen arkasından gidip banyonun deliğinden ablamı izledim ve 31 çekmeye başladım en güzel yeri göğüs ve kalçalarıydı tıpkı kim kardashian gibi ve benim yanıma saçları ıslak şekilde (ablam sarışındır) geldi ablama gel dedim üstünde beyaz body altında uzun ama dar bi etek vardı saçlarını kucağıma yatırdım ve sordum bakiremisn diye ardından bi şaplak yüzüme sen ne diyosun dedi bende özür diledim ve konuyu açmadım siniri biraz geçti ve beni öpüp uyudu muhteşem kokusu vardı bakımlıydı gerçekten bi erkeği baştan çıkarabilir ve uyudu bende hemen yanına geldim tabi uyuduğundan emin oldum önce ve hemen uyandırdım abla banyo olucamda havlular nerde dedim havluları almak için önüme eğildi ve deli oldum sonra yatağına gitti bende aldığım sütyeni sikime sürterek boşalmaya çalıştım ki ablam çağırdı hemen banyodan çıktıım ama hala azgındım. duşa girmeden sbi bardak su verirmisin canım benim dedi ve o an aklımda bi piçlik hemen uyku hapını attım ve getirdim suyu içti ve 5 6 dk sonra tamamen uyudu ve artık ablam benimdi onu aldım ve ağzına boşalmaya çalıştım ama çok zordu ağzı açılmıyor sonra hemen bacaklarınıv egöğüslerini açtım ve yaladım bi amerikan 31i ve ilk boşalışım oldu o gece hemen kilodu çıkartıp amını yaladım ve bi vazelin aldım anal girdim inliyodu uyumasına rağmen sikimi amına dayadım ve oda ne kan ablamın bakire olduğunu bilmiyordum çok üzülmüştüm ama devam ettim pembe pembe amını yaladım epilasyona bi kaç gün önce gitimiş belli tecavüze 1de başladım ve 2.30 3 gibi sex bitti ve bende bitiştim artık hemen bi gusül aldım ve yattım ama unuttuğum bişey ablamın kızlığının kanları kiloduna sıçramış ablam 2gün sonra ben doktora gidicem dedi işkillendi benden gitti ve ağlaya ağlaya geldi ben ise azgındım hala ablama doyamamıştım geldi ve beni bağladı madem kızlığımı bozdun bende senin pipini keserim dedi çok korktum ve elinde satırla geldi iyice korktum ve benim yarrrrrraaağım görevini yerine getirdi üstüne boşaldım ablamın ablam bana sen bekle işimiz bitmedi üstümü değiştirip geleceğini söyledi ve kendimi çözdüm fazla sıkı değilidi ipler hemen satırı yatağın altına atıp kapını arkasın geçtim ablam geldi ve onu arkadan tutup yine tecavüz ettim artık benmle başa çıkamadığını söyledi ve artık izmirden ve benim yanımdan taşınacağını söyledi ağlaya ağlaya bense hep ona göz diktim tecavüzlerim artık normale dönüyor ve artık yavaş yavaş oda istiyordu sex kölem oldu ve yavaş yavaşta açılmaya başladı önce başörtüsü çıktı sonra bluz sonra pantolon derken artık dizine kadar etkte giymeye başladı ve bana zaman ayırıyor benimle hep karısı gibi sex yapıyordu ve dahada açılmaya başladı mini etek falan derken plajlarda sütyensiz yatmaya başladı ve artık erkeklerle takılıyodu gece alemleri derkende artık arkadaşlarmı ona getirip parayla seks yaptırıyordum çok pişman olduk ama yapacak bişey yok artık…

hesapta olmadı ama yaptık bi kere

Herkese Merhaba Hemen hikayeye geçiyorum.O gün öğle paydosu için yemekhaneye çıktığımda, “Telefonun var!” dediler; Gidip açtım, bakıcı kadın «çocuğumun rahatsızlandığını» haber veriyordu. Hemen izin alıp gitmem gerekiyordu. Yemek yemeyi beklemeden aşağı indim. Çalıştığım şirketin müdürü yerinde değildi, izin almak için yardımcısının odasına yöneldim; bir an boş bulunup kapıyı çalmadan içeri girdim.Beni karşısında görünce, kapıyı çalmadan girdiğim için kızacağını düşündümse de, nedense, sanki başka birinin görmesini istemediği bir şey yapıyormuş da bana yakalanmış gibi telaşlandı, yüzü kızardı. Onca telaşımın arasında yine de bu durum kafama takılmıştı. Çok fazla üstünde durmadım, aceleyle durumu anlatıp, «Hemen gitmem gerektiğini» söyledim, izin alıp çıktım.İşyerimizde yaklaşık yirmi kişi çalışıyordu ve biz yalnızca üç bayandık. İşimiz çok yoğun olmadığı için bol bol boş zamanımız olurdu ve genellikle birkaç kişi bir odada toplanıp gevezelik eder, dedikodu yapardık. Bu durum tüm çalışanlar için geçerliydi. Hatta, zaman zaman müdürümüz bile bizim gevezeliklerimize katılırdı. Aramızda farklı olan yalnızca Turguttu. Turgut müdürden sonra ikinci derecede yetkili amirimizdi. O, işi olsa da, olmasa da odasından pek çıkmaz, bizim toplantılarımıza katılmazdı. Kitap okur, bir şeyler yazar, tanıdıklarıyla uzun telefon görüşmeleri yapardı. En çok da bilgisayar başında zaman geçirirdi.O herkes için bilinmeyenlerle dolu bir yabancıydı. Tüm personel ondan çekinir, yanına yaklaşamazdı. Bu korkudan çok sevgiye dayalı bir saygıydı; çünkü, o gerçekten iyi bir yöneticiydi. Kendisiyle samimi olmayı başaramasak da saygımız sonsuzdu. Hatta, çoğu zaman ona imrenir; hepimizin, günlerimizi boş boş, zevzeklik ederek geçirdiğimizi, onunsa yararlı işlerle meşgul olarak zamanını değerlendirdiğini itiraf ederdik.Birlikte çalıştığımız yaklaşık 7 yılın ilk 6 yılında onunla özel olarak hiçbir konuyu konuşmamıştık. Bir gün, bir iş görüşmesi için odasında bulunduğum sırada, daha önce hiç yapmadığı bir şey yaptı ve nasıl olduysa bana kendi özel hayatıyla ilişkili bazı şeylerden söz etti. Ben de bunu fırsat bilerek onu konuşturmaya çalıştım. O bizim gözümüzde her şeyi yolunda giden, mükemmel bir yaşam biçimi olan, her yönüyle dört dörtlük biriydi. O gün anladığım kadarıyla gerçek bizim bildiğimiz gibi değildi. O görüntünün altında gizli bir gerçek vardı. Sonuçta o da hepimiz gibi bir insandı ve onun da herkes gibi sorunları vardı. İşyerindeki herkes birbirinin sorunlarını bilir, kimse sorunlarını gizleyip saklamazdı, farklı olan onun, bu anlamda kimseyle konuşmamasıydı.Sonraki günler onun odasına daha sık gitmeye, onun yanında daha uzun sürelerle kalmaya başladım. Hatta bu durum diğer arkadaşların bile dikkatini çekmeye başlamıştı; Turgut hakkında öğrendiklerimi kendilerine anlatacağım günü bekliyorlardı.Kendi insan ilişkilerinden memnun değildi. Evliliğiyle, eşiyle ilgili sorunları vardı. Onu rahatsız, huzursuz eden pek çok şey vardı; hatta, geçmişte yaşadığı, ancak hâlâ etkisinden kurtulamadığı bir olayın izleri her halinden belli oluyordu.Kısa zamanda onu konuşturmayı başarmıştım. Bana kendisiyle ilgili her şeyi, hatta eşinin bile bilmediği bir çok şeyi anlattı.Konuşmalarımız sırasında, onun kendine özgü her şeyi rahatça anlatabilmesi için gerekli yakınlık ortamını sağlamak amacıyla ben de kendi sorunlarımı anlatıyordum. İşin gerçeği, benim de çevremdeki diğer arkadaşlara anlatmaya çekindiğim sorunlarım vardı. Eşimle ilişkimiz giderek bozuluyordu. Zaman zaman beni dövmeye bile başlamıştı. Hiç beklemediğim bir anda, hiç beklemediğim bir şekilde Turgutla sırdaş olmuştuk. Başkalarına açıklayamadığım sırlarımı ona açıklayabiliyordum. Kocamın beni dövdüğü bir akşamın ertesi günü, gözyaşlarına boğularak, hıçkırıklar içinde olanları Turguta anlatmıştım. Beni teselli edip sakinleştirmek için çok uğraşmıştı. Onunla konuşmalarımız sırasında hiçbir zaman onu bir erkek, kendimi de bir kadın olarak düşünmemiştim. Yaklaşık bir yıldır gelişen ilişkimiz çerçevesinde o benim için her şeyden önce bir «insan»dı ve çok iyi bir dosttu. Onun da bana aynı gözle baktığına inanıyordum.O gün kapıyı çalmadan odasına girdiğimde niçin telaşlanıp utandığı kafama takılmıştı. – “Bunu mutlaka öğrenmeliyim!” dedim kendi kendime. Ben içeri girdiğimde kapıya arkası dönük, bilgisayarın başında bir şey yapıyordu ve kapının açıldığını hissettiği anda aceleyle bilgisayarın ekranındaki görüntüyü değiştirmişti. Onu telaşlandıran şey,her ne ise mutlaka bilgisayarın ekranındaydı.Genellikle öğle yemeği yemezdi. Öğle paydosunda «odasına kimsenin girmeyeceğini» düşünerek bilgisayar ekranında porno film mi seyrediyordu yoksa? Bir kez daha; – “Bunu mutlaka öğrenmeliyim!” dedim kendi kendime. Benimki, yalnızca bir merak olmanın ötesinde, daha çok bir «hınzırlık»tı. Birkaç gün sonra öğleyin, önceden planladığım gibi yemeğe çıkmadım. Herkesin yemekhaneye çıktığından emin olunca koridoru sessizce geçip kapısının önüne geldim, içeriden hafif bir müzik sesi geliyordu. Nedense çok heyecanlıydım, ellerim titriyordu, avuçlarım terlemişti. Bir an cesaretim kırıldı, geri dönmek istedim. Ama yeniden cesaretimi toplayıp kapıyı açtım; girer girmez de dikkatlice kapadım. Doğruca ilerleyip, bilgisayarın ekranına baktım. Tam tahmin ettiğim gibiydi; gizlemeye çalıştığı şey bilgisayar ekranındaydı. Üst üste birkaç pencere açmıştı ve ben içeri girdiğimde bunları kapatmasına fırsat bulamamış, «suçüstü» yakalanmıştı. Yüzü kıpkırmızıydı, iri iri açılmış gözlerle bana bakıyordu. Hiçbir şey söylemeden, yüzümde hınzır bir gülümsemeyle oturduğu yere doğru yaklaştım, uzanıp bilgisayarın faresini elime aldım ve son bir çabayla, bilgisayar ekranında simge durumuna küçülttüğü pencereleri açmaya başladım. Birincisini açtım, bir sevişme sahnesini gösteren, müthiş etkileyici bir resim geldi ekrana. Oturduğu yerden kıpırdamadan beni izliyordu, kaskatı kesilmişti. Derin derin nefes alışını hissediyordum. Hatta birbirimize öyle yakındık ki, nefesini yüzümde hissedebiliyordum. Sırayla diğer pencereleri açmaya başladım; aynı türden resimler vardı ve hepsi de birbirinden etkileyiciydi. Bir an gözüme bir şey takıldı; cinsel organı, pantolonundan dışarı çıkacak derecede dikleşmişti ve o «bu durumu fark etmeyeyim diye» ıkınıp sıkınıyordu. Daha sonra olanların hiçbiri, ama hiçbiri, kesinlikle önceden düşünmediğim, tahmin etmediğim, olasılık tanımadığım şeylerdi. Birden, sanki bir büyünün etkisi altına girmiş gibiydim ve sanki birinin bana verdiği bir emri uyguluyordum. İradem yok olmuştu. Bilgisayara doğru eğildim; vücutlarımız birbirine temas etti, bir anda her yanımı bir elektrik akımı kaplar gibi oldu. Ekranındaki pencereleri kapattım, müziğin sesini iyice kıstım. Kulağına eğilip; – “Kapının anahtarını ver!” dedim, «Verir misin?» demedim! Hiç itiraz etmeden, ceketinin cebinden bir grup anahtar çıkardı, içlerinden birini tutup, diğerlerini aşağı sarkıttıktan sonra bana uzattı. Onun da benden farkı yoktu; o da büyülenmiş gibiydi, beti benzi atmıştı. İki adımda kapıya ulaştım, ses çıkarmamak için dikkatlice kapıyı kilitledim ve çarçabuk yanına döndüm. Ellerinden tutup, oturduğu yerden kaldırdım. Masanın karşı tarafına geçtik. Ayakta karşılıklı durduk; bir anda ona sarıldım ve öpmeye başladım. Vücutlarımız birbirine yaklaştığında, dimdik duran cinsel organının karnıma değmesiyle birlikte aklım başımdan gitti. Eşimle de aynı şeyler defalarca olmuştu, ama hiçbiri bu kadar etkileyici değildi. Birbirimize sarılmış, delicesine öpüşüyorduk. İnlemelerimiz dışarıdan duyulacak diye korktuğumuzdan, nefes almaya bile çekiniyorduk.Daha fazla dayanamadım, elim pantolonunun fermuarına gitti, fermuarı indirdim. Birkaç başarısız denemeden sonra elimi içeri sokmayı başardım. cinsel organını avucuma aldım. Ateş gibi yanıyordu ve başı ıpıslaktı. Ayakta duracak halim kalmamıştı, koltuğun üzerine çöktüm. O dimdik nesnesini dışarı çıkardım ve öpmeye başladım. Öyle dikleşmiş ve öyle sertti ki, onu zaptetmekte güçlük çekiyordum. Pantolonunun kemerini ve düğmesini çözdü, ben de pantolon ve külotunu aşağıya doğru sıyırdım. Yeniden o sert cismi elime aldım, öpmeye, okşamaya başladım.Ne durumda olduğumu anlatacak sözcük bulamıyorum. Benim durumumda olup, böyle bir olayı yaşamayan birinin beni anlamasının mümkün olabileceğini sanmıyorum.Cinsel organını ağzıma aldım, başımı ileri-geri hareket ettirerek, organının ağzıma girip çıkmasını, ileri-geri kaymasını sağlıyordum. İkimiz de çılgın gibiydik. İki eliyle saçlarıma sımsıkı yapışmış, başımın hareketlerine eşlik ediyordu. Birden organını ağzımdan çekip yandaki koltuğun üzerine çöktü. Mesajı almıştım. Hemen ayağa kalkıp önüne geçtim. Bir an göz göze geldik; kırk yıllık sevgili gibi.. Avuçlarıyla, eteğimin üzerinden bacaklarımı okşamaya başladı. Sonra, bir elini etekliğimin altından içeri sokup, külotlu çorabımın üzerinden bacaklarımın iç kısmında okşamalarını sürdürdü. Aceleyle eteklerimi yukarı doğru toplayıp, bir elimle yukarıda tuttum. Elini oramın yakınında hissettiğimde başım dönmeye başladı. Daha bir dakika geçmemişti ki külotumla birlikte külotlu çorabımın belimden aşağı kaydığını hissettim, kalçamı geriye doğru çekerek engel olmaya çalıştım, ama başaramadım. O çoktan uzanmış, çıplak göbeğimden aşağı doğru öpücükler kondurmaya başlamıştı. İki avucu, pençe gibi kalçalarıma yapışmıştı. Ayakta durabilmek için gücümün son zerrelerini harcıyordum; dilinin ucunu amımın dudaklarında hissettiğimde arkamı dönüp, kendimi kucağına bıraktım ve; – “Tamam kızım!” dedim kendi kendime, “Hiç kurtuluş yok! Bu iş olacak!” İki avucu yine kalçalarımdaydı. Bir elimi bacaklarımın arasından uzatıp cinsel organını kavradım. O da beni kalçalarımdan tutup, yukarı doğru kaldırdı. Dimdik duran o sihirli nesneyi orama yaklaştırdım. Heyecandan tiril tiril titriyordum ve çok beceriksizce hareket ediyordum. Güç bela organının başını oramın ağzına hizaladım ve kendimi bıraktım. Cinsel organımın içi, dışı, çevresi öyle istekli, öyle ıslak ve öyle kaygandı ki, üzerine oturduğum anda, Turgutun o tatlı nesnesi içime doğru girmeye başladı ve aşağı-yukarı doğru birkaç hamlenin ardından sonuna kadar gömüldü. Duyulmasına aldırmaksızın «Oohh!» diye bir çığlık attım ve bir an öylece kalakaldım. Bir çelik çubuk gibi içimdeydi ve Turgutun kalp atışlarını içimde duyuyordum. Kıpırtısı beni iyice kendimden geçirdi.Gücümü biraz toplayıp, vücudumu yukarı-aşağı hareket ettirmeye başladım. O da avuçlarının içinde tuttuğu kalçalarımdan yukarı doğru vücudumu kaldırmama yardımcı oluyordu. Ama tempoyu ayarlama işini bana bırakmıştı. Vücudumun yukarı-aşağı hareketlerine bağlı olarak içimde ileri-geri kayan sert ve dimdik nesnesi beni çılgına çevirmişti. Sanki hayatımda ilk kez bir erkekle birlikte oluyormuşçasına heyecanlıydım. Tanrım! Yasak şeyler niçin bu kadar cazip oluyor? Niçin kocamla olunca böyle güzel değil? Birden aklıma eşim ve çocuğum geldi; bir an büyük bir pişmanlık duydum; kendimden nefret ettim. O yine beni kalçalarımdan yukarı doğru kaldırıyor, cinsel organı yarıya kadar oramın dışına çıkınca yavaşça bırakıyordu. Sihirli nesne içimde ileri-geri kayıp duruyordu. Kapıldığım pişmanlık duygusundan şaşılacak kadar kolayca kurtuldum. Hatta, başımı omzumun üzerinden döndürüp, dudaklarına doğru uzanarak; – “Öp beni canım!” diye fısıldadım. Uzun uzun öpüştük. Dillerimiz birbirini okşadı. Sırayla birbirimizin dudaklarını emdik. Az sonra yeniden önüme döndüm ve bu kez daha hızlı bir tempoda vücudumu yukarı-aşağı hareket ettirmeye başladım. Ayaklarını ileri doğru uzatmış, belini yukarı doğru kaldırmıştı ve bu durumda içime gömülen cinsel organını çok daha fazla hissediyor, daha çok tahrik oluyordum.Turgutun cinsel organının içime her gömülmesinde çığlık atmak istiyor, ancak, dışarıdan duyulacağı endişesiyle çığlık atmamak için dudaklarımı ısırıyordum. Bazen dikkatsizlik ediyor, yukarı doğru kaldırdığım kalçalarımı aniden aşağı bırakıyordum ve kalçalarımın onun vücuduna çarpmasıyla birlikte «Şap!» diye bir ses çıkıyordu. Bu ses de bambaşka bir tahrik unsuruydu. Çığlık atmak istiyor, korkudan sürekli olarak dudaklarımı ısırıyordum.Bu arada, o da bir elini kalçalarımda, karnımda, göbeğimde gezdiriyor, diğer elinin parmaklarıyla da klitorisimi okşuyordu.Birkaç dakika sonra vücudu iyice gerildi, nefesi sıklaştı. Kalçalarıma yapıştı, tempoyu kendi denetimine aldı. Öncekilere göre daha tempolu ve daha kuvvetli hareket ettirmeye; her defasında cinsel organı içimde tamamen gömülünceye kadar bastırmaya başladı. Son bir hamle yaptı ki, o çıldırtıcı nesnenin başını sanki midemde hissettim. Hırlamaya benzer bir ses çıkardı ve vücudunu hızlıca aşağı-yukarı hareket ettirdi. Boşaldı. Spermlerinin içime fışkırırken vajina duvarlarına çarpmasını ve onların yapışkan sıcaklığını hissediyordum. – “Fışkırt! Doldur spermlerini içime!” diye haykırmak geldi içimden, ama yine dudaklarımı ısırıp sustum. Kendimi onun kucağına bıraktım. Parmağımı oynatacak dermanım kalmamıştı. O, bir eliyle kalçamı, diğer elinin parmağıyla da hafif ve tahrik edici bir şekilde klitorisimi okşuyordu. Aynı zamanda omzumun üzerinden uzanmış kulak mememi yalıyor ve; – “Harikasın! Harikasın!” diye fısıldıyordu. Tüm vücudum gerildi, gerildi, gerildi; başım döndü, oda döndü, dünya döndü; bir volkan patladı, deprem oldu, sarsıntılar içinde ben de boşaldım.Öylece ne kadar kaldığımızı anımsamıyorum. Tanrım! Ne müthişti! Bir erkekle birlikte olmanın bu kadar zevkli olabileceğini asla düşünmemiştim. Hâlâ bu müthiş zevkin sırını çözebilmiş değilim ve ulaşabildiğim tek sonuç «yasak edilmişliğin cazibesi».Aceleyle kalktım kucağından. Eğilip, ayakkabılarımın üzerine kaymış olan külotumu ve çorabımı tutup yukarı çektim. Eteklerimi aşağı saldım, düzelttim. Ona doğru döndüm. Eğilip bir veda öpücüğü verip ayrılacaktım ki, endişeli bir yüzle; – “Biz ne yaptık Seher?” diye sordu. Sesi titriyordu. Bir an ne diyeceğimi şaşırdım; – “Ama!” diyebildim, “Çok güzeldi! Harikuladeydi!” Aceleyle kapıya doğru yürüdüm. Dikkatle dışarıyı dinledim, ses seda yoktu; sessizce anahtarı çevirdim. Korkarak kapıyı araladım ve onu olduğu yerde donakalmış bir şekilde bırakarak kendimi dışarı attım.Akşam eve hangi duygular içerisinde gittiğimi anlatmak mümkün değil. Bir yanda en coşkulu anlarımda bile hayal edemeyeceğim bir zevki tatmanın sarhoşluğu, öte yanda eşini başka bir erkekle aldatmış olmanın yaratacağı suçluluk duygusu. Bir yanda «Bu müthiş zevki bir kez daha tadabilecek miyim?» sorusu, öte yanda «duyduğum suçluluk duygusunun beni nereye sürükleyeceği» endişesi. Ama asıl gerçek olan, yakın olan ve somut olan, «Akşam eve gittiğimde eşimin ve oğlumun yüzüne nasıl bakacağım?» sorusu ve bunun yanıtıydı.Ama, kim ne derse desin, o gün olanlar her şeye değerdi.Duyduğum endişelerin hemen hemen hiçbiri akşam eve gittiğimde gerçekleşmedi; çünkü, şaşılacak şey zerre kadar suçluluk duygusuna kapılmamıştım. Hâlâ da böyle bir duyguya kapılmadım ve bunu o olayın doğallığına bağlıyorum. Sanırım, önceden planlamış ve uygulamış olsaydım durum çok farklı olurdu. Yaşadığım kaçamak ne eşime ve oğluma karşı ilişkilerimde, ne özel yaşamımda ve ne de Turgutla sonraki ilişkilerimde en küçük bir değişikliğe yol açmadı. O olay sırasında, çığlık atmamak için ısırılmaktan morarıp yaralar bağlayan dudak kenarlarımla ilgili olarak sorulan ve çoğu imalar içeren sorulara yanıt uydurmaktan başka hiçbir sorun da çıkmadı.Olayın üzerinden iki gün geçtikten sonra Turgutla tekrar karşılaştığımızda, ikimiz de sanki aramızda hiçbir şey olmamış gibi davranmayı başarabildik. Yalnız, işin gerçeği, onu bilmiyorum ama, benim, ne o yarım saatlik kaçamağı, ne de o birlikteliğin tadını ve heyecanını unutmam mümkün değil. Asla…
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66