hem satış hemde sikiş yaptım süperdi okuyun gençler!!

merhaba arkadaşlar yusuf ben 32 yaşındayım size anlatıcağım hikayem tamamen gerçektir ve 3 sene önce başımdan geçen bir olaydır. otomotiv sektöründe satış sorumlusu olarak çalışmaktayım.bir pazar günü işyerinde otururken bir çift geldi tahminen 30-35 yaşlarındaydılar kapıdan girer girmez kadın dikkatimi çekmişti oldukça alımlı ve sexi bir kadındı altında siyah bir tayt üzerinde kırmızı bir tuning vardı her fırsatta kadını süzerken bir yandanda kocasının sorularına cevap vermeye çalışıyordum ve hemen gimemeleri için olabildiğince lafı uzatıp her fırsatta kadını süzüp ilgimi ona hissettirmeye çalışıyordum nitekimde başarmıştım kadın ona olan ilgimin farkına varmış ve ince tebessümlerle bana karşılık veriyordu bu arada kocasına araçlarla ilgili gerekli bilgileri vermiştim birtanesine epey ısınmıştı ve pazartesi gelip bir servise aracı gösterip ve biraazda fiyatta yaklaşım gösterirseniz almayı düşünebiliriz dedi bende hay hay siz gelin yardımcı olurum merak etmeyin diye uğurladım onları. ama aklım kadındaydı müthiş alımlı kışkırtıcı bir kadındı ve ertesi gün öğlene doğru geldiler kapıdan girdiklerinde adeta gözlerim kamaşmıştı kadın gerçekten ona olan ilgimin farkındaydı ve kendini bana sunarcasına giyinip makyaj falan harika bir görüntüsü vardı gözümü ondan alamıyordum ve onu acayip istiyordum. kocası beyendiği aracı servise göstermek istediğini söyledi bende ok dedim ve eşine dönerek hadi hayatım baktırıp gelelim dedi kadın amann ne işim var benim orda bu soğukta sen göster gel falan dediğinde benim gözlerimde şimşekler çaktı ve kadını desteklercesine tabi efendim hanfendi haklı bu soğukta iki saat beklemesin ayakta burda oturabilir dediğimde kocası peki o halde ben gidip geliyim dedi.adamı yolladığımda kadınla baş başa kalmıştık kadına üst kattaki odama çıkıp orda bekleyebilisiniz dediğimde kadındaki tebessüm beni iyice cesaretlendirmişti ve odama çıkarken önümde kalçaları öyle duruyorduki onları avuçlamamk için kendimi zor tutmuştum odama geldiğimizde ne içersiniz ne ikram edeyim derken göz göze geldik ve bana olan tebessümü ne duruyorsun yapışsana dudaklarıma dergibiydi cesaretimi toplayıp dudaklarına yaklaştığımda geri çekilmedi ve dudaklarına yapışmıştım biraz ilkilerek napıyorsunuz diyi verdi kısık ve ürkek bir ses tonuyla bende harika bir kadınsın beni delirtiyorsun dedim ve tekrar yapıştım dudaklarına ona kendini salmış ve zaten istekli olduğu her halinden belliydi dudaklarımız delice birleşmiş öpüşümeye başlamıştık dillerimiz birbiriyle öyle dans ediyorduki ortam iyice ateşlenmişti ellerim kadının vücudunda geziyor heryerini okşuyordum yavaşça üzerindeki blüzzünü çıkartıp o haika gösğüslerini avuçluyordum südyeninide çıkarttığımda taş gibi göğüsleri karşımdaydı uçları dimdik olmuş harika göğüslerine yumuldum delice somurmaya başladım arada hafif ısırıklarla delirtiyordum onu adeta sonra dilimle göbeğinden aşağı süzülüp mini eteğinide yukarı sıyırıp harika amına geldiğimde iyice delirmişti ateş gibi yanan amı öyle sulanmışki yanıyordu adeta tangasını aşağı sıyırıpp kafamı başak arasına gömdüm ve iştahla amını yalamaya başladım her dil darbemde altımda öyle kıvranıyorduki deliler gibi iniltileri beni iyice çıldırtıyordu o inledikçe ben dil darbelerimi hızlandırıyor dilimi amına sokabildiğimce sokup çıkartıyordum sanki sadece yarrağımın kafası girip çıkıyormuş gibi deliriyordu ve artık yalvarmaya başlamıştı hidi gir artık içime kökle neolursun becer beni defalarca dedikçe yalvarmaları hoşuma gidiyor daha iştahla yalıyordum amını ama artık benimde çok sabrım kalmamıştı ve içine girmek istiyordum onu ayaga kadırıp duvara yasladım ve ayağının birini yerden kesip belime doladım yarrağımı amının dudaklarına sürtmeye başladım geçir hadi lütfen hepsini sok diye yalvarıyordu birden içine öyle bir kökledimki ohhhhhhh çekti derinden harikasın dedi ve diğer ayağınıda yerden kesip belime doladığımda yarrağım tamamen içindeydi ve girip çıkmaya başlamıştı ben duvarla aramda kadını eze eze becerdikçe o inliyor daha seri daha sert diye inliyordu ve iyice hızlanmıştı giriş çıkışlarım taşaklarım amının dudaklarına şap şap diye çarpma sesleri ikimizide delirtiyordu sonra yarrağım içindeyken kucağımda onu masaya taşıyıp sırt üstü yatırdım ve orda pompalamaya devam ettim onu becerirken bir yandanda ellerimle göğüslerini okşuyor uçlarını sıkıyordum iyice kendinden geçmiş zevk iniltileri odayı kaplamıştı adeta ve birden kasılmaya başlamıştı boşalıcağını anlamıştım ve daha sert vurmaya başladım biriki girip çıkmamada kadın iniltilerle ahhhhhh ohhhhhhh harikasın erkeğim ohhhhhh diye boşalmıştı bende çok dayanamayıp boşalıcaktım ve birden içine bir volkan gibi patladım sısacık spermlerim oluk oluk içini oldurmuş ve bacakalrından aşağı bir kaç damla süzülüyordu içinden çıkıp yarrağımı ağzına verdiğimde vakum gibi emerek damarlarımda kalan birkaçdamla spermimice yalayıp yutmuştu ve masaya yığılıp kaldı gözleri kısık bir şekilde hafif inlemelerle harikaydın erkeğim süperdin keşke bizim adamda dilini senin kadar iyi kullanabilseydi dedi. sonra toparlanıp aşağı indik ve 15 dakka sonra eşi gelmişti arabayı beyendiğini aldığını söyledi bende birgünde iki kazancı yaşadığım için kendimi çok şanslı sayıyordum.Sex, sikiş, sex hikayeleri

hemsire kara kutusu

Hemşire Kara Kutusu Merhaba arkadaşlar ben memet. 19 Yaşındayım ve sizlere 2 gün önce hemşire komşumuz hatce teyzeyle olan birlikteliğimi yazacağım. Hatce teyze idare eder güzellikte, hafif tombul, kara tenli, 46 yaşındadır. Hemşireler ne azgın olur bilirsiniz. Onu sikmeyi çok uzun zamandır düşünüyordum ama bir türlü fırsatını bulamamıştım. Sonunda müthiş bir plan yaparak, onu ne olursa olsun sikmeyi kafama koymuştum. Hatce teyzenin bir izin gününde onlara gittim. Beni içeri davet etti. Hatcenin üstünde tayt ve ona küçük gelen bir t-shirt vardı. Göğüsleri öyle büyüktüki sütyenini deleceği dışardan belli oluyordu. Biraz sohbet ettik, bir şeyler içtik ve ona kırgın olduğumu bir iğne yapıp yapamıyacağını sordum. Biraz işim var sen bekle ben yapıp geleyim dedi. Baktım yerleri siliyor. Arkasından gittim ve biraz götünü seyredip ona yardım etmeye başladım. Bu fırsatı kaçırmıyor ona iyice yağ çekip, yakınlaşıyordum. Işi bittiğinde uzan kanepeye dedi. Bende uzanıp açtım götümü. Beni görünce hafif bi sırıtmıştı, çünkü götümün iki yarısınıda bilerek o görsün diye açmıştım. O kadar açmasanda olur memom dedi. Çokmu açtım neyse yabancımı var dedim. Üstüne atlamak için en ufak bir hareketini bekliyordum. Kolonyayı sürdü ve iğneyi batıracakken dur bi hatce teyze, acırsa popomu öpecenmi dedim. Gülerek nee diyon dedi. Iğneden çok korkarımda, acırsa popomu öpecenmi dedim. Öyle şey olurmu memom duymamış olayım dedi. Aşk olsun hatce dedim. “Sana popondan iğne yapsalar, acısa söyle bana ben öperim poponu” dedim. Bir gülüş attı. götüme vurup “siktir git laan eşşoğlu eşşeğin sıpası” dedi. Bende hemen karşısında domalıp hadi sikte gidiyim dedim. O anda dondu kaldı. Şaşkın şaşkın götüme bakıyordu. Ee hadi sikte gideyim hatcem dedim. Çıtt yoktu hatcede. Cesaretimi toplayıp doğruldum ve elini tutup, götümün üzerine koydum ve tekrar domaldım. Onun hareketini bekliyordum. Rezil olacağım diye düşünürken sonunda dünyalar benim olmuştu, çünkü hatce elini götümde gezdirmeye başlamıştı bile. Derin bir ohhh çektim. Biraz sonra parmağıyla deliğimi zorluyordu. Ahhh dahada sok dahada diyordum. Zevkliydi. Oda dahada içerleri sokuyordu parmağını. Sonra domalmış vaziyette elinden tutup daşşaklarımı tutturdum. Sikimi sıvazlamaya başlamıştı. Artık hatcenin benim olacağını bilmek rahatlamıştı beni… Ayağa kalkıp hatcenin dudaklarına yapıştım. Deliler gibi öpüp ve ağzını yalıyordum. Öpüşürkende boş durmayıp yavaş yavaş üstündekileri çıkarttım. Sadece sütyeni ve kilotu kalmıştı üzerinde. O anda bende soyundum ve göğüslerinin ortasına kafamı sokup, göğüslerini vakumladım. Sonra bir memesini çıkarıp ağzıma aldım. Sütyeninin kopcasını çözdüm ve memelerini yalayarak 4 döndüm etrafında. Hatceden durmaksızın ohhhh sesleri ve derin soluklar çıkıyordu. Sonra eğilip ağzımla donunuda çıkardım ve fırlattım bir kenara. Atar atmaz şok olmuştum. Amı ve götü kıldan gözükmüyordu bile. Ne o şaştınmı dedi. Yoo bu kadar kıllı am görmedimde daha dedim ve kıllarını yalamaya yumuldum. Sonra o ayaktayken kıllarını bırakıp kara kutusunu yalamaya, parmaklamaya başladım. Bir eliyle kafamı seviyor bir eliylede memelerini avuçluyordu. Hatce birazda arkamı yala dedi. Arkasına geçtim ve domaltarak götünü ayırdım. Yarığında kıllar ve bok izleri vardı. Erkeksen yala dedi. Ben dilimi yarığına koydum ve yalamaya başladım. Deliğinin içine kadar sokuyordum dilimi. O gülüp, aferin şimdi beni hakettin dedi. Müthiş zevk almıştım boklu götünden. Ellerimi memelerine koydum… Sonra sırtüstü yere yatırdım ve amını açıp sikimi bir hamlede fırın gibi yanan amına soktum. Hatcenin yüz ifadesi bir anda değişmişti. Bayağıdır sikilmiyormuş belli oldu. Biraz acıdan sonra zevkten götünü bir oraya bir buraya kıvırıyordu orospu. Yüzünden gülücükler eksik olmuyordu. Hatcenin iki bacağını elimle ayırarak bir süre gidip geldim. Bu arada ayaklarını ağzıma aldım ve hem ayağını yalıyor hemde amdan sikiyordum hatceyi. Sonra ellerimi memelerine koydum ve ovalıyarak bir süre böyle siktim hatceyi. Geliyorum hatcem dedim. Içime boşalma nolur nolmaz diyince sikimi sıktım ve bıraktım. Amından memelerine kadar döllerimi sıçratmıştım. O eliyle dölleri alıp memelerine dağıttı. Hatceyi kanepeye oturtup, bacak bacak üstüne attırdım ve öyle amına girip çıkıyordum. Boşalacağı zaman ağzımı amına aldım ve yalamaya başladım. O anda boşaldı ve her derde deva suyunu ağzımla yalayıp, yuttum. Şimdide köpek gibi domal dedim. Memom götten çok acıyomuş bizim hemşire kızlar denemişlerde dedi. Sikerim onların götlerini dedim. Ne bilir onlar götten zevki dedim. Hatceyi ellerimle domalttım. Domalmış vaziyette sikimi ağzına verdim ve daşşaklarımla beraber sırıl sıklam ettirdim. Arkasına geçip götünü iyice ıslattım, hatta dilimle deliğine kadar tükürükledim. Deliğinin acımaması için biraz sikimin inmesini bekledim ve biraz iner inmez aniden soktum. Ahhhh ahhhh dur dur demesine rağmen pompalamaya devam ettim. Hatce amınla oyna amınla zevklenirsin diye taktikler veriyordum. O ise acıdan birşey yapamıyordu. Alıştıktan sonrada hem amdan hem götten aldığı zevkle köküne kadar girmesi için götünü iyice bana veriyordu. Orospu zevk aldınmı dedim. Devam aslanım memom devam dedi. Sikim götünde ayağa kaldırdım ve birazda ayakta götünden vurdum. Bu pozisyon hoşuma gitmedi, yerde yapalım dedim ve arkası bana dönük yere yatırıp götü sikimde sikmeye devam ediyordum. Ben duruyordum, hatcenin götünü ellerimle getirip götürüyordum. Şimdide yüzünü bana dön dedim. götünü sikimden çıkarmadan döndü ve bu sefer ben deliğine gel git yapıyordum, hatcede aldığı zevkle ellerini ağzıma uzattı. Bende ellerini yalıyordum. Sonra ıslak ellerle amına mastürbasyon yapıyordu. Hatce ve ben inaılmaz bir gün geçiriyorduk. Önce o sikime boşaldı. O kayganlıkla bende götüne boşaldım. Ikimizde zevkin doruklarına ulaşmıştık ve artık yorulmuştuk. Biraz dinlendikten sonra yeter ben senin gibi genç değilim haftaya seni çağırırım daha fantazik sikişiriz dedi. Sözmü dedim söz dedi. Kocana götünü verirsen amına korum senin zilli dedim. Olurmu o senin dedi. Dur ama ağzına boşalmadan hiç bir yere gitmem dedim. Hatceyi yere yatırdım, memelerini yaladım. Sonra üstüne çıkıp, sikimi göğüslerinin arasına soktum. Ben memelerini sikiyordum oda diliyle sikime deymeye çalışıyordu. Bu benim fantezim ve favorimdi. Sonra şiddetli bi şekilde ağzına, gözüne, burnuna boşaldım. Hepsini yaladı yuttu. Yaşadığı ilişkilerde mutlu olmayan, eşini aldatmak isteyen, dul, evli, güzel, çirkin, yaşlı, kilolu, zayıf, orospu, travesti hiç fark etmez benimle ilişkiye girmek istiyen kadınların, kızların emailini bekliyorum. Özellikle azgın hemşirelerin…

kapici kizi ozlem

Kapıcı Kızı ÖzlemBizim kapıcının koca göğüslü bir kızı vardı, herkes kızın göğüslerine hasta olurdu. Ben ise ayaklarına bayılıyordum. Bir gün evi temizlemesini rica ettim. Eve geldiğinde ona ayaklarının çok güzel olduğunu söyledim. Zaten onunda gönlü vardı bende, onun için kasmadan muhabbete girdim. Oda benden hoşlandığını, benimle sex yapabileceğini ancak ayaklarıyla oynatamayacağını söyledi. Nedenini sordum, gıdıklanırım dedi. Bende gıdıklandıkça yüzümü tekmelersin    dedim. Neyse işi bırakıp benim yatak odama geçtik. Ona ayaklarını yumuşak bir şekilde kremliyeceğimi söyledim. Kabul etmişti, kremi elime aldım    ve ayaklarına sürmeye başladım. Ben okşadıkça o gülüyor ayaklarını çekiyordu. Bu beni daha da tahrik etmişti. O çektikçe ben okşuyordum. .    En sonunda kremle karışan ayaklarının kokusuna dayanamadım ve ikisini birleştirerek suratıma yapıştırdım. Küçük dil darbeleriyle çatlamış topuklarını yalamaya koyuldum. Gülmekten mahvoluyordu…Özlem bir ayaklarını çekiyor, bir ittiriyor ve gülmekten mahvoluyordu. Ama şikayetçi değildi, onunda hoşuna gitmişti. Köylü kızı işte ayakları bakımsızdı,    ama çok güzeldi aslında. kızda kafa yok, biraz kendisine baksa.. .    Neyse, topuklarından sonra ayağın orta kısmına doğru kaydım. Sol ayağını    cinsel organıma dayadım ve sürtünmeye başladım, sağ ayağı ise yüzümdeydi. Onu yalamaktan göle çevirmiştim. Bana ağzıma almak istiyorum dedi. Tamam dedim ve 69 pozisyonu aldık. O benimkini yalıyordu ben ise onun cinsel organı yerine cinsel organına doğru çektiğim iki ayağını .    birden yalıyordum. özlem inanılmaz güzel yalıyordu. Yalamak değil, sanki savaşıyordu. Bir yalıyor bir dişliyordu. Bu arada benim pompa patlamak üzereydi ve onu uyardım, ağzına boşalmamı istedi ve beni kendi elleriyle boşalttı. Daha sonra elini ağzını yıkadı ve tekrar geldi. Ona    aldığım ten rengi külotlu çorabı giydirdim. Ve baldırlarından yalamaya başladım. Topuklarının dış kısmını yalarken oraları dişlemek özlemi adeta çıldırtmıştı. özlem sürekli geliyordu, sürekli ıslaktı.. Baş parmağını ağzıma alıp…Baş parmağına geldiğimde sert bir diş attım ve o kısmını yırttım çorabın. Baş parmağını ağzıma alıp sert bir şekilde emmeye başladım. Çıldırmaya ramak kalmıştı. Bütün parmaklarını birden ağzıma soktum, bana bakıp gülüyordu. Ve    ben bir kez daha geliyordum ve çok sağlam geliyordum. Isırmış olduğum baş parmağının oradan cinsel organımı içeri soktum ve ayaklarına gidip gelmeye başladım. Kısa süre sonra çılgınlar gibi patladım. O günden sonra özlem haftada bir iki kez bize temizliğe gelmeye başladı. Ilişkimiz 2 sene kadar sürdü ve çok mutluyduk, ancak 2001 yılında şehir dışına taşınmamızla birlikte son buldu. Esenlikler dilerim    ayak seven arkadaşlar…

Hizmetci Dedigin böyle olur

Anlatacağım hikaye almanyada geçiyor. Ben almanyada okurken kendime bir ev tutmuştum. Malum yurt falan gibi yerler bana göre değildi. Ailemden aldığım parayla hem kirayı hemde kendi masraflarımı karşılıyordum. Para artıyordu bile. Birgün evin dağınıklığı artık canıma tak etmişti. Ayrıca yemek falanda sorun oluyordu. Hergün hergün yumurta olmazdı dimi… Arkadaşlarımın tavsiyesi üzerine bir hizmeçci tuttum. İnanın bana hizmetçi bir afetti. Hayır hayır buna ben neden olmadım. Sadece gönderin dedim firma bana rastgele yolladı. kız bakire idi. Benden uzun boylu ve seksi giyinen bir tipti. Bir üniforması vardı. Fakat bu kafalarda canlanan üniformalardan değildi. Miniye yakın bir etek yüksek topuklu yanları açık ayakkabılar ve siyah tül çorap. İnanılmazdı. Ben bir fetişistim ve bu beni heyecanlandırıyordu. kız iş bitince ayakkabılarını çıkarıp evde bırakıyordu ve sokak ayakkabılarını giyip gidiyordu. (Evin içinde ayakkabıyla dolaşıyordu). İlk gün giderken ayakkabılarını çıkardı ve “bunlar burda dursun efendim” dedi. O anda aletim deliler gibi zıplamaya başladı. kız çıkar çıkmaz ayakkabının birini elime aldım ve sıcacık nemli kokuyu hissettim. Okadar inanılmazdıki ayakkabı sıcacıktı ve çok güzel kokuyordu. Nemli nemliydi. aletimi çıkarıp burnumu ayakkabıya soktum. Derin nefesler alarak kokluyordum. Oracıkta boşaldım. Sonra kabaca temizledikten sonra ertesi gün hizmetçi tekrar geldi ayakkabılarını giydi ve işe devam etti. Sonra akşam tam çıkarken bana dönüp “sevgilin varmı” dedi. Yok dedim. Beni arzularmısın dedi. Ben hiçbirşey söylemeden ayakkabıları o yumuşacık ayaklarından çıkardım. Sıcacık ayaklarını yüzüme sürdüm. Oda eteğini iyice kaldırdı. Ters pozisyona geçtik. Ayaklarını deliler gibi kokladım yaladım öptüm. Çorabını çıkardı ve attı. Sonra devam et dedi. O şekilde yalamaya devam ettim. Ayakkabısını kendim giydirdim ve ayağa kalkmasını söyledim. Ayağıyla beni ezmesini istedim. Sonra ayakkabısını öptüm. Daha sonra iyice soyunduk ve delice seviştik. Sizin anlayacağınız bakire mary o günden sonra sadece mary oldu…

sevdiğim tarafından tacize uğradım

Merhaba, sizlere orman evinde 15 kişi tarafından tecavüze uğradığım hikayemi anlatıyorum. Orman evinde 15 kişi tarafından defalarca tecavüze uğradım.Ben 18 yaşındayım ve uzun zamandır birinden hoşlanıyorum hep göz göze bakıştığımız olurdu ,son zamanlarda bu fazlalaştı ben her gün daha heyecanlıydım. Birgün yine dışarı çıkmıştım ki yanıma geldi iyi günler dedi artık çok şaşırmamıştım , ama çok heyecanlıydım baya bi sohbet ettik sonra gitmem gerektiğini söyledim bir dakika dedi bana telefonunu verdi. Bende ona verdim . neyse yoluma devam edeli iki dk. geçti bir mesaj geldi bana yarın saat 5 te ..pastenesinde buluşalım seni tanımayı çok istiyorum dedi bu mesaj ondan gelmişti ben tabi daha da bi heyecanlandım böyle temiz yüzlü ela gözlü 1.76 boylu sarışın bir çocuktu bana göre müthişti ben bakire bir . kızım hayatımda da bir kere öpüştüm ama . Neyse işte yarın oldu gittim pastaneye şirin bir yerdi biraz 

suuuuu ama ne su

Suuuuu ama ne su selam herkese… ben bir fetişistim ama ayak değil şeftali suyu…benim sex anlayışım ne kadar su içersem o kadar zevk alıyorum.. Birgün olağan iş ziyaretinde bulunuyordum. o günkü randevum Gülnaz adında bir bayanlaydı. Saat on gibi firmaya gittim ve saat 10:15 te içeri girdim yani odaya

müdür neslihana çakma

size yaşadığım bi olayı kelimelerle anlatmaya çalışacağımişim gereği, tekstil sektöründe üretici firma pozisyonunda bir kaç tekstil firması ile çalışıyorum,sipariş verdiğim firmalardan bir tanesinin muhasebe müdiresi ile komisyon tahsilatı için, ancak ödeme günlerinde görüşüyorduk, onu ilk gördüğüm günden beri renkli gözleri, sarışın ve kıvırcık, dalgalı sağları dolgun dudakları ve seksi vucudu ile dikkatimi çekmişti ve onu arzuluyordum, bizim müdirenin adı neslihandı, bir süre sonra neslihanın bakışlarında şehveti ve arzuyu gördüğüm gün onu akşam yemeğine davet ettim, filoryada keyifli bir akşam yemeğinde onu biraz daha tanıma şansım oldu, o gün itibari ile eşinden yaklaşık 1 yıl önce ayrıldığını ve bir çocuğu ile ayrı yaşadığını söylemişti ama tek problem çocuğu geceleri onunla uyuyordu, bu sebepten evine gidemeyeceğimizi söyledi… o zamanlar kalacak yerle ilgili problemim vardı ve neslihanda otele gelmeyi istemiyordu… birkaç gün sonra bir çözüm yolu bulduk o gece eve gitmeden eczaneden uyku ilacı alıp çocuğuna içirecekti ve çocuk odasında mışıl mışıl uyurken o ise bir yıllık erkek hasretini giderecekti nitekimde ööle oldu,( ) saat 11 sularıydıki beni aradı ve çocuğu uyuttuğunu ve beni beklediğini söyleyince, o şuh hatunla birlikte olacağımın hayali bile beni deli ediyordu ki, hiç vakit kaybetmeden bir şişe şampanyayıda kapıp neslihanın kapısında buldum kendimi beni içeri aldıktan sonra kapıyı kapar kapamaz dudaklarıma yapıştı.. o an anladımki bu gece sıradışı olacak diye, neslihan beni öpmüyor sanki dudaklarımı yercesine ısırıyordu, öpüşe öpüşe salona kadar geçtik neslihanın üzerinde transparan bir gecelik vardı o hali ile beni oldukça tahrik ediyordu.. salonda öpüşmeye biraz ara verip birer kadeh şampanya içelim dedik ki daha kadehler boşalmadan neslihan yine dudakalrıma yapıştı… ben biran önce yatak odasına geçmek istiyordum çocuğunun uykudan uyanma ihtimai beni tedirgin ediyordu… neslihan dişleri ile beni dudaklarımdan kavrayıp, beni sürükleyerek yatak odasına kadar götürdü, yatak odasında herşeyi hazırlamıştı loş bir ışık ve tütsü… tütsü kuvvetle muhtemel afrodizyak etkili idiki o an arzularım bir kat daha kamçılandı… bu arada neslihan hem benimle öpüşüyor hemde benisoyuyrdu taki bokerım kalıncaya kadar soynca beni yatağa itti, sırtustu yatağa uzanınca üzerime çıkıp boynumdan aşağı yalayarak ve bazan da tatlı ısırıklarla kasıklarıma kadar indi bokerım ı da sıyırıp cıkarınca kazma sapı gibi olan aletimi dolgun dudakları ile emmeye başladı o durumda sarışın kıvırcık sağlarını elime dolamış bende başından bastırıyordum, bazan o kadar derine alıyorduki aletimi, aletim neslihanın ağzında kayboluyordu, inanılır gibi değildi 17 cm nere gidiyor diye şaşırıyordum, bir süre sonra neslihan kendi üzerindekileri de çıkarınca 69 olduk onun erkeğe hasret kadınlığı benim ağzımda benim 17 lik namlu onun ağzında bir süre böyle yalaştıktan sonra neslihanın kasılarak boşalmasının ve ağzımı kadınlık sularıyla doldurmasının tadına vardım bu durumda çok geçmeden bende ağzına patladım.( ) ama neslihanın durulacağı yoktu.. bir yıllık bir hasrete son verecekti nede olsa, bende o seksi bedene sahip olacaktım neyse uzatmayayım fazla neslihan yeniden aletimi yalayıp sertleştirince beni içinde istediğini sööledi, bende onu kıracak değildim yaa

arabada üvey kızımın götünü siktim

Eşim ve üvey kızımla birlikte Antalya’da yaşıyoruz. Eşim Bahar sarışın, balıketli ve oldukça güzeldir. Eşim rahat bir aile ortamında yetişmiş, giyimine özen gösteren, bakımlı seksi bir kadındır. Topuklu ayakkabıları ile mini eteğinin altında bacakları muhteşem görünür. Likralı daracık beyaz taytını giyip çıktığında kalçalarının güzelliği ortaya daha çok çıkıyor. Üvey kızım Selin ise henüz 16 yaşında ve Liseye gidiyor ve. Eşimin tek çocuğu olan Selin tam bir Çıtır Çerez diyebilirim. Selin Liseye başladıktan sonra Lolita havasına girip serpildi. Sıcak Antalya havasında rahat giyinmeyi seven Selin, evde bu rahatlığı abartır, minicik şortlar, etekler giyer. Denizde giydiği bikiniler de oldukça cüretkârdır. Ehliyet almanın zorlaşacağı haberlerinin çıktığı günlerdi. Ben de eşimi ehliyet alması için teşvik ediyordum. Çünkü eşimin ehliyeti yoktu ve araba kullanmayı da bilmiyordu. Birkaç defa arabamı kullanması için çalıştırdım, fakat her seferinde beceremedi. Eşime, “Eğer sen araba kullan ve ehliyet al, sana araba alacağım!” dedim. Eşim bu sözümden sonra ikna oldu ve ehliyet kursuna gitti. Gittiği kursta yazılı sınavını kazanmış, direksiyon dersi alıyordu. Antalya’nın meşhur sıcaklarının başladığı yaz ayları gelmişti. Hem mangal yakalım, hem de serinleyelim diye, eşofmanları giyip, ormanlık alana pikniğe gitmiştik. Piknik alanına varıp yerleştik, şöyle etrafı bir dolaştım. Piknik alanının bitiminden sonra ormanın içine doğru giden gayet geniş ve güzel bir yol vardı. Eşimin yanına dönüp, “Araba kullanmaya uygun yol var, gel seni biraz çalıştırayım!” dedim. Eşim ise, “Hayır, senin yanında heyecanlanıyorum ben kursta öğreniyorum!” dedi. Ona, “Sen kursta yine öğren, ben sana araba kullanmanın inceliklerini öğreteyim!” dediysem de kabul etmedi. Kızı Selin de annesini ikna etmeye çalıştı, ama eşim Nuh dedi peygamber demedi. Eşim Seline, “Çok istiyorsan git kendin öğren, ben şu ağacın altında mis gibi yatıp dinlencem!” dedi. Selin öfkeli bir şekilde annesine, “Öğrenirim, ne var!” dedi, bana dönüp, “Baba bana öğretir misin?” dedi. “Öğretirim, ama önce annenin öğrenmesi lazım, sınava girecek!” dedim. Eşim yere sermek için götürdüğümüz örtülerden birinin üstüne uzanıp, “Sonra öğrenirim, acelesi ne?” dedi. Selin bir hışımla kolumdan çekip, “Baba bana öğret!” dedi. “Pekâlâ, gel bir tur atıp gelelim!” dedim. Arabaya bindik, piknik alanının sonundaki yola doğru gidiyorduk. Selin araba hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Hevesini kırmak istemiyordum, ama nereden başlasam bilemiyordum. Kucağıma otursun, biraz gittik mi, (Tamam, yeter artık…) derim diye düşündüm. Orman yoluna girip kenara çektim. Selin arabadan indi, benim kapıyı açtı bekliyordu. Koltuğu arkaya itip, direksiyonu yukarı kaldırdım ve “Gel bakalım, biraz direksiyon tutmayı öğren!” deyip, Selini kucağıma oturttum. Birinci vitese taktım yürüdük. Gaz, fren ve vites, yani arabanın kumandası tamamen bendeydi. Selin birinci viteste giderken direksiyon tutuyordu sadece. Ama sanki arabayı o kullanıyormuş gibi heyecanlı ve sevinçliydi… Bu arada Selinin altındaki aletim uyanmış, Selinin kalçalarına dayanmıştı. Küçük bir hareketle aletimi eşofmanın içinde düzelttim. Selin araba kullanmanın heyecanını yaşarken, ben de büyük zevk alıyordum. Tarif etme bahanesiyle, ileri geri küçük hareketlerle, bacak arasında gidip geliyordum. Kucağımdaki Selinin saçları yüzüme değiyordu. Başımı öne yaklaştırıp boynuna öpücük kondurdum ve “Aferin iyi gidiyorsun kızım!” dedim. Selin seviniyor, “İyi kullanıyor muyum baba?” diye soruyordu. “Gayet güzel gidiyorsun kızım, tabi ki bu bir seferde olacak birşey değil, çok çalışmamız lazım!” dedim. “Tamam, çok çalışalım baba, her gün çalışalım ki, hemen öğreneyim!” dedi. “Olur kızım, olur çalışırız!” dedim. “Bak baba, annemden önce öğrenmeliyim, ona göre!” dedi. “Tamam kızım, annen her gün kursa gittiğinde, biz de çalışmaya çıkarız, annene sürpriz olur!” dedim. Selin kucağımda sevincinden yerinde hoplayıp zıplarken aletim daha fazla dayanamadı ve küloduma boşaldım. Hemen arabayı durdurup, “Hadi in bakalım!” dedim. “Biraz daha kullansaydım?” dedi. “Tuvaletim geldi kızım…” diyerek Selini indirdim. Külodum ıslanmıştı, eşofmanımın ıslanmasını istemiyordum. Ağaçların arkasına gidip, külotumu çıkartıp attım. Döndüğümde Seline, “Bu günlük bu kadar, sonra devam ederiz kızım!” dedim. Eşimin yanına döndük ve güzel bir piknik oldu. Eve döndüğümüzde Seline daha rahat nerede araba kullandırabilirim diye düşünürken, aklıma araba pazarı geldi. Çok geniş bir alandı, aynı zamanda dikkat çekmez ve gözden uzaktı. Kızımın kalçaları şimdiden heyecanlandırıyordu beni. Sonraki gün eşim sürücü kursuna gitmek için evden çıkınca, Selin hemen, “Hadi baba, biz de gidelim!” dedi. Üzerimizde birer şort ve tişört vardı. Cüzdanı ve arabanın anahtarını alırken, (ne olur ne olmaz diyerek) yanıma yedek bir şort aldım. Araba pazarına varınca yine koltuk ve direksiyonu ayarlayıp, Selini kucağıma aldım. Dizlerimi birleştirdim, böylece Selin bacaklarının birini sağa diğerini sola salladı. Hareket ettikten sonra dizlerimi açıp kapayarak, Selinin bacak arasını rahatça açıyordum. Her ileri geri hareketimde, Selinin amına götüne ‘Şortlu’ badana yapıyordum. Çaktırmadan elimi bacağına koyup okşuyordum, “Aferin kızım, iyi gidiyorsun!” diye boynuna ve kulak memesine öpücükler konduruyordum. Selin de altındaki sertliğin farkındaydı ve kıçını sikime bastırıyor, ara sıra hafif hareketlerle kıçını sağa sola oynatarak benimle oynuyordu. Böyle bir süre devam ettikten sonra daha fazla dayanamadım ve yine boşaldım. Seline, “Çok terledim kızım, tuvalete gitmem gerek!” diyerek, pazarın içinde bulunan tuvalete gidip, şortumu değiştirdim geldim. Seline, “Bugünlük bukadar yeter kızım, yarın devam ederiz!” dedim. Selinin, “Ama Babaaa, çok zevkliydi!” diye mızmızlanmaları arasında eve döndük. Geldi dizime oturdu, boynuma sarıldı, az çalışmamızdan şikâyetçiydi. “Tamam söz, yarın daha çok çalışırız!” diyerek gönlünü yaptım. Eşim döndüğünde ona çalışmamızdan hiç bahsetmedik. Ertesi günü iple çekiyordum. Eşim kursa gidince, Selin yine, “Hadi baba çıkalım, ben hazırım!” dedi. Selinin busefer minicik bir etek giymişti. Ona baktığımı görünce, “Dün çok terlemiştin baba, onun için…” dedi. Ben de kenarından aletimi çıkarabileceğim geniş bir şort giydim. Pazar yerine varınca tüm ayarlamaları yeniden yapıp, “Gel bakalım kızım!” dedim. Zaten minicik olan eteğin uçlarını kaldırarak kucağıma oturmasını sağladım. Selinin delikleri ile aletimin arasında artık sadece tanga külodu ve benim şortum vardı. İnce dantelli bir tanga külot giyen Selin sanki hazırlıklı gelmişti. Ondan aldığım bu cesaretle şortumun içindeki sikimi çıkarmaya karar verdim. Birleştirdiğim dizlerimden sağa sola ayrılan bacaklarını, “Şuraya koy, buraya koy…” derken, Selini belinden tutup hafif kaldırım ve sikimi çıkardım, Selini tekrar kucağıma oturttum. Tenine temas eden sikimin farkındaydı, ama bozuntuya vermedi… Arabayla hareket edip pazar yerinde turlamaya başladık. Seline, “Evet kızım, sen bu işi öğreneceksin!” diyerek, saçlarını okşuyor, boynunu öpüyordum. Selin ara ara kalkıp otururken sikim bacaklarına, kalçalarına sürtüyordu. Türlü bahanelerle ileri geri yaparak, bacak arasına ve külotuna vargel yapıyordum. Kalktığı bir anında külotunu yana sıyırdım. Oturduğunda deliklerine dayanan sikim zevkten dört köşe idi. Amının dudaklarını hissedebiliyordum. Sikim zevkten çırpınırken, Selinin boynunu ve kulak memelerini öpmeyi bırakmıştım, artık resmen yalıyordum. Selin de araba sürmekten aldığı zevkin yanısıra, altındaki zevki de eklemiş, sikimin üstünde kıvranıyordu. Sikime sürtünerek Orgazm olan Selinin amından akan suları sikimi iyice kayganlaştırmıştı. Kalktığı bir anında onu alttan kalçasından havada tutup, sikimi göt deliğine dayadım. Sıcaktan ve zevkten vıcık vıcık terlemiş olan göt deliğine girmeye hazır bir alet vardı, herşey ona bağlıydı, isterse oturur, sikimi götüne alır, istemezse oturmaz, kenara çekerdi. Heyecanla ve nefes almadan hareketsiz bekliyordum. Selin yavaşça götünü sikime bastırdı, başını götüne alınca, ben de alttan bastırdım ve sikimin kalanını da ben soktum götüne. İnanılmaz bir şeydi. Daha git gel yapamadan, o saniye beline sarılıp içine volkan gibi patladım.

tuğba 2

Tubayla ilk deneyimimizin ardından uzunca bir süre geçmişti. Artık haftanın belirli günlerinde Tuba beni arıyor çağırıyor ve bana isteklerini yaptırıyordu. Ocak ayın daydık .yine bir gün Tuba beni sabahtan aradı ve onlara gitmemi istedi. Bende o gün çok hasta olduğumdan gidemeyeceğimi söyledim. Fakat o kesinlikle gelmem gerektiğini söyleyip telefonu yüzüme kapattı .tabi ki bende gidemedim. Aksam Tuba beni büyük bir kızgınlıkla aradı. Her şey bitti. Sen gününü görürsün dedi ve telefonu kapattı. Tabi ki çok korkmuştum. hemen Tubayı aradım ama telefonu hep yüzüme kapatıyordu. Artık yalvarmaya başladım. Sonunda olayın ne olduğunu Tuba anlattı. Tuba voleybol takımından iki arkadaşına olayları anlatmış fakat inanmayınca onları eve getirmişti. Bende gitmeyince rezil olmuş yalancı durumuna düşmüştü tabiki. Tuba da uzun süre affetmesi için yalvardım. Nihayet Tuba affederim ama “bir şartla 3 gün sonra antrenmanımız var oraya gideceğiz ve orada herkesin içinde benim dediklerimi yapacaksın”dedi. Önce o kadar kişiye rezil olma korkusuyla kabul etmek istemesem de Tuba “tanımadığın kişilerin mi bilmesi daha iyi yoksa ailenin mi” değince kabul ettim. 3 gün sonra söylediği gibi öğle saatinde evlerine gittim. Tubayı aldım ve çıktık. Tuba yeni siyah deri topuklu dizlerine kadar uzanan çizmeler almıştı. Onları giydi. İlk kez giyiyor olmalıydı. Asansöre bindiğimde bana iki tokat attı “demek sözlerimi dinlemezsin ha ben sana yapacağımı bilirim buna çok pişman olacaksın” dedi. Hemen asansörde eğilip ayaklarını öpmek istediysem de hayır dedi. Dışarı çıktık ve bir taksiye bindik. Arka koltukta oturuyorduk. Taksiciye gideceğimiz yeri tarif ettikten sonra Tuba “bana bak” dedi.”Demek beni dinlemezsin ha”dedi ve ardı arda tokatlamaya başladı. Taksicide şaşırdı ve yapma ayıp oluyor dedi. Tuba ona döndü ve “sana ne bak o itiraz ediyor mu” değince sustu. Tuba birkaç tokat daha attıktan sonra durdu. Spor salonuna geldiğimizde taksiden indik. Yürüyecek biraz yolumuz vardı. Yağmur yağmış ve her yer ıslaktı. Biraz yürüyünce Tuba kaldırımdan toprak zemine indi. Artık çamurun içinden yürüyordu. Bunu bilerek yaptığını biliyordum ve Tubaya kaldırıma çıkması için yalvarıyordum. Çünkü o çizmeleri temizleyecek olan bendim. Tuba beni dinlemeden salonun önüne kadar ne kadar çamur ve pislik varsa hepsine girdi. Çizmelerinin altında resmen 2-3 santimlik çamur tabakası vardı. Salonun önüne geldiğimizde durdu ve “herhalde bu şekilde gireceğimi düşünmüyorsundur” dedi. Yere uzanmamı emretti. Salonun kapısının önünde temiz kalan bir alan bulup uzandım. Spor salonunun bahçe duvarı yüksek olduğundan salona gelenler dışında kimse bizi göremezdi. Yere uzanınca Tuba başucuma geldi ve “aç ağzını” dedi. Ağzımı açınca üst dişlerimi öne çıkarmamı istedi ve ardından çizmelerinin altını dişlerime sürterek o 2 cmlik çamuru ağzıma boşaltıyordu. Tabi bende onları bir güzel yiyordum. ardından ayakkabısının altını tertemiz yapmamı istedi. Çizmeleri 10 dakika yaladıktan sonra tamam dedim. Tuba ayağıyla temiz bir yere bastı ve ayağını kaldırdığında yerin çamurlandığını görünce “benimle dalgamı geçiyorsun bunu sen istedin” dedi. Gelip hayalarımın üzerine çizmeleriyle çıktı. Acıdan bağırıyordum ki Tuba “bağırırsan topuklarımla basarım” dedi. Bende kendimi sıkabildiğim kadar sıkıyordum. Aşağıya indiğinde kıvranıyordum. Fakat o tekrar başucuma geldi ve “yalamaya devam et” dedi. İyice temizleyince kalkmama izin verdi. Birlikte soyunma odasına gittik. Ben kapıda beklerken o üzerini değişti ve çıktığında elinde benim için daha önce aldığı tasma ve kırbaç vardı. Ayağında da spor ayakkabıları. Yine köpek pozisyonu aldım, tasmayı boynuma geçirdi ve kırbacı eline alıp yürümeye başladı. Bende yanında köpek gibi ilerliyordum. Salona girerken görevli garip garip bize bakıyordu. Salonda kızlar antrenmana başlamışlardı. Bizi görünce durdular. Herkes bize bakıyordu. Antrenörlerinin yanına kadar o şekilde gittik(antrenörleri de 40 yaşlarında bir bayan).Tuba “özür dilerim geciktim ama hepsi bu köpeğimin yüzünden” dedi ve bana dönüp “özür dilesene köpek” dedi. Derhal eğildim ve antrenörün ayaklarını öptüm. Kadın irkildi. Şok geçiriyorlardı. Sonrada tüm kızların tanışma mahiyetinde ayaklarını öptüm. Tuba antrenörüne “bugün antrenman yapmayalım. Tek set bir oyun oynayalım. Kazanan takımın tamamının ayakkabılarını bu köpek yalayarak Temizleyecek tamam mı” dedi. Antrenörü önce kabul etmese de diğer kızların ısrarıyla kabul etti. Tuba bana döndü ve “biz oynarken antrenörüme hizmet et” dedi. Kızlar maça başlarlarken bende antrenörün ayaklarını öpmeye başlamıştım. Ardından spor ayakkabılarını yaladım ve sonrada yere uzandım ve ayaklarını yüzüme koydum ve basabilirsiniz dedim. Kadın şoktaydı hala. Maç bitene kadar ayakların altında kaldım. Maçı Tubaların grubu kaybetmişti. Beni çağırdılar ve 6 kızın ayakkabılarını sırasıyla yaladım. Bu sırada Tuba kaybedenlere de ödül olarak ben ayakkabı yalarken kırbacı verdi ve “dilediğiniz gibi vurun”dedi. Kızlar önce yavaş vursalar da alıştıkça çok sert vuruyorlardı. İşimi bitirince yine Tubanın yanına gittim. Tuba yere uzanmamı emretti. Uzanınca da kızları ayak ucuma getirdi ve önce kendisi sonrada diğer tüm kızlar ayaklarımdan başlayarak üzerimde yürüyorlar yüzümde durup ayaklarını paspasa siler gibi siliyorlar ve aşağıya iniyorlardı. hepsi üzerinden geçtikten sonra Tuba baş ucuma geldi ve “ağzını aç”dedi. Açınca da ağzıma tükürdü. ardından diğer kızlar da. bu sırada kızlardan biri hapşırdı. Selpağını sümükle doldurmuştu. Kız gripti. kız burnunu iyice sildikten sonra selpağı atacak yer arıyordu. Bir anda “bunu da yer mi” dedi. Tuba bana baktı ve “tabi ki o neler yemiyor ki”dedi. Kız getirip ağzıma attı selpağı fakat Tuba hemen yutmama izin vermedi. uzunca süre çiğnetti ve o sümüğün tadını almamı sağladı. Ardından da yuttum. o gün 2 saat daha kırbaçlamalar ve ayakkabı yalamayla geçti. Oradan ayrılırken kızların tek tek ayaklarını öpüp yolladık. En son Tuba çıktı. Eve kadar yine çamurlardan yürüdü eve geldiğinde bodrum katına indik Ve çizmelerini sabahki kadar temiz yaptım. Tubayı evine bıraktım ve oradan ayrıldım. Artık bu durumumuzu bilen kişi sayısı bayağı fazlaydı. Aradan epeyce bir süre geçmiş bu arada artık Tubanın isteklerinede alışmıştım. Artık yaz aylarıydı ve Tuba liseyi bitiriyordu. Veda gecesi düzenliyeceklerdi fakat babası Tubayı bir yabancıyla göndermiyordu. Tubanın aklına hemen ben geldim. Beni aradı ve ona eşlik etmemi istedi. Tabiki bende hayır diyemezdim. Ama Tubadan korkmuyorda değildim hani. O gün Tubayı evinden almaya gittiğimde Tuba daha henüz hazırlanmamıştı. Eve girdim ve beklemeye başladım. Az sonra Tuba içeriye geldiğinde gözlerime inanamadım. Harika görünüyordu. Üzerinde mini bir elbise vardı. Elbisenin büyük bir göyüs dekoltesi vardı ve eğilirse göyüsleri görünücek gibi duruyordu. Ayaklarına baktığımda çok ince bir bantlı bilekten bağlı sivri topuklu sandeletleri siyah ojeli ayaklarında harika görünüyordu. Şaşkınlığım geçtikten sonra Tubaya çok güzel olduğunu söyledim. Amcam arabasını o gün bana verdi ve Tubayı bana emanet ettiğini söyledi.Evden çıkıp asansöre biner binmez Tuba bana “bu gece eğer bir hatanı görürsem herkesin içinde köpek olursun ama dediklerimi yaparsan rahat bir gece geçirirsin” dedi. Bende “emredersiniz efendim” dedim. Arabaya bindik ve henüz bir sokak ilerlemiştik ki Tuba durmamı emretti. Arabayı kenara çektim. Tubanın emriyle kafam soför koltuğunda ve yukarı bakıcak şekilde pozisyonumu aldım. Tuba gelerek soför koltuğuna oturdu. Tam suratımın üstüne tüm ağırlığı ile oturmuş ve nefes alırken zorlanıyor canım yanıyordu. Fakat bununlada yetinmedi. Aniden kalkıp külodunu aşağıya indirdi ve tekrar suratıma oturdu. Amı tam ağzımın üzerindeydi fakat ben yalamıyordum. Az sonra eliyle sikime bir tane vurdu ve “herşeyi ben mi söyleyeceğim yalasana köpek” dedi. Ben de hem o ağırlıkla acı çekip nefes alamazken hem de amını yalıyordum. Arada bir kıçını oynatıp nefes almama izin veriyordu. Arabayı çalıştırdı ve o şekilde sürmeye başladı. Partinin yapılacağı otelin yanına gelinceye kadar Tubayı 2 kez boşaltmış ve o zevk sularını yutmuştum. Otel yakınında tuba suratımdan kalktı ve arabayı tekrar ben kullanmaya başladım. Otele geldiğimizde tuba bana çantasının içindeki tasmayı gösterip “tek hatan olmasın yoksa karışmam” dedi. Ve nihayet otele girmiştik. Tubayla geçip bir masaya oturduk. Ardından Tuba bana arkadaşlarını tanıştırmaya başladı. Aradan bir süre geçti ve dans etmeye başladık. İşte tam ilk dans bitmişti ki Nazanı gördüm. Tuba ve Nazan kucaklaştıktan sonra bizi tanıştırdı. Ve Nazan pis pis sırıtarak “zaten tanışıyoruz değil mi” dedi. Bende “evet daha önce karşılaşmıştık” dedim ama kıpkırmızı olmuştum. Gece normal şekilde devam ediyordu. Bir ara Tuba bir bayan hocayla tanıştırdı bizi. Tarih öğretmenleriymiş ve Tubanın en sevdiği hocasıymış. Bir süre sonra hocasıyla birlikte salondan çıktılar ve tam çıkarken bana işaret edip gelmemi istedi. Neler olucağını tahmin ediyordum. Tuba otelin görünmeyecek bir yerinde hocasıyla bekliyordu. Yanlarına gidince Tuba bana “hocama saygını göster hemen” dedi. Dediğini anlamıştım fakat orada onu yapmak istemiyordum. Tuba bukez “eğilip ayaklarını öpsene” dedi. Ben yine öylece kalınca Tuba bukez sinirlendi ve “çabuk diz çök yoksa şimdi doğru size gider herşeyi anlatırım” dedi. Bende bunun üzerine diz çöktüm ve Tubanın öğretmeninin ayaklarını öptüm. Fakat Tuba bununla yetinmedi ve “yala onları” dedi. Eğildim ve hocanın uç kısmı kapalı ayakkabılarını yaladım. Kadın şaşkın şaşkın bakıyordu. Tuba ona itiraz edişime çok kızmıştı. Çantasından tasmayı çıkarttı. Bütün yalvarmalarıma rağmen boynuma geçirdi ve yürümeye başladı. Az sonra salondaydık ve herkes durup bize bakıyordu. Tuba sahneye kadar o şekilde yürüdükten sonra mikrofonu eline aldı ve “şimdi söyle bakalım sen benim neyimsin” dedi. Mikrofonu bana uzattı. Bende “ben sizin köpeğinizim efendim bu dünyadaki tüm erkekler bence kızların köpeği olmalı ayaklarının dibinden ayrılmamalı” dedim ve herkesin şaşkın bakışları arasında Tubanın ayaklarını öpmeye başladım.Ardından Tuba gayet normalmiş gibi masasına geçti ve oturdu bende Tubanın ayaklarının altına uzandım.Tuba ayaklarını yüzüme koydu ve arkadaşlarıyla sohbete başladı. Herkes saşkındı fakat Tuba “ne var bunda isterseniz sizinde ayaklarınızı öpebilir” dedi. Ben bunu duyar duymaz kalktım ve masadaki tüm kızların ayaklarını öptüm. Kızlar çekiniyorlardı fakat zamanla onlarda alıştılar ve işin tadını çıkartmaya başladılar. Tuba beni orta yere sırtüstü yatırdı ve tüm kızları ayak ucumda sıraya dizdi. Kızlar kavalyelerinin yardımıyla ayak ucumdan üzerimde yürümeye başlıyorlar ve yüzümden iniyorlardı. Bu müthiş derecede canımı yakıyordu. Çünkü abiye kıyafetlerin altında hemen hepsinde yüksek ve ince topuklu terlik ve ayakkabılar vardı. Bazıları hayalarıma bastıkça bağırmak istiyor fakat o sırada yüzümdede biri olduğundan bağıramıyordum. Tüm kızlar yüzümden geçtiğinde vücudum yüzüm de dahil delik deşik olmuştu. Topuk izleri yüzümü kaplamıştı. Ardından oradaki tüm kızların ayakkabılarının altını yaladım ve bütün geceyi ayak hizasında geçirdim. Akşam eve dönerken yine Tuba arabada sürücü koltuğunda bende onun kıçının altında amını yalıyordum. Fakat Tubayı tam doruğa ulaştırıcakken yalamayı kesiyordum. Tuba çıldırıyor ve sinirleniyordu. Bu durum eve kadar sürdü. Eve girdiğimizde Tuba “ben sana yapıcağımı biliyorum” dedi. Beni garajda ıssız bir köşeye götürdü ve yere yatırdı. Önce suratımı tekmeledi ağzıma tükürdü. Sonra da donunu indirip ağzına işedi. Ben herşey bitti derken Tuba ıkınmaya başladı. Yapmaması için yalvarırdım fakat o kıçını ağzıma dayadı ve ağzıma sıçmaya başladı. Boklar ağzımdan taşmıştı ama yutmuyordum.Tuba ayakkabısını ağzımın üstüne koydu ve hepsini zorla yutturdu. Ardındanda ayakkabısını yalatarak temizletti. İlk defa bok yemiştim ve miğdem çok kötüydü. Tubayı evine bıraktıktan sonra yengemin tüm ısrarına rağmen oradan ayrıldım. Dışarı çıkar çıkmaz kustum. Gün nihayet bitmişti. O günden sonrada sıksık Tuba ve arkadaşlarının kölesi oldum ve Tuba o sene şehir dışında bir okul kazanınca rahatladım. Fakat Tuba gitmeden önce bana “mutlaka bir yolunu bulup anneme açılıcak ve onun kölesi olucaksın. Eğer döndüğümde anneme açılmamış olursan ben seni köpek olarak dışarıya açarım.” dedi. Ben ne kadar denesemde annesine açılamadım ve Tubanın dönüşünde şans eseri yengemlerdeydim. Tubanın o zaman bana yaptıkları ise… Tuba üniversiteyi kazanmış ve bende artık rahatca amcamlara gidebiliyordum ama Tuba dönmeden de yengeme nasıl açılıcam diye düşünüyordum. Yine böyle bir zamanda amcamlara gitmiştim. Evde hanımı(Nur Yenge) yalnızdı oturduk ve konuşmaya başladık. Aradan yarım saat geçmişti ki kapı çaldı Nur Yenge kapıyı açmaya gitti ve bir sevinçle döndü “Tuba geldi” dedi. İşte o zaman içimi bir korku kapladı ve korktuklarımda başıma gelicekti. Tuba odaya girip beni gördüğünde uzaktan hoşgeldin dedi ve koltuğa oturdu. İlk sözü annesine dönerek “Bu köpek senin ayaklarını öptü mü?” oldu. Nur Yengem şok geçirmiş bir halde “ne diyorsun sen kızım” değince bana döndü ve “kalk çabuk annemin ayaklarını öp” dedi. Nur Yengenin şaşkın bakışları arasında önünde eğildim ve her ne kadar ayaklarını çekmeye çalışsa da eğilip iki ayağınada birer öpücük kondurdum. Nur Yenge şok geçiriyordu. Tuba annesine dönerek “merak etme anne o buna alışık yaptıkları ve yediklerinin yanında bu hiç birşey” dedi. Derhal Tubanın ayaklarını öpmeye başladım Tubanın yeter demesini bekliyordum yaklaşık 5 dakika bana ayaklarını öptürdü ve nihayet “yeter” dedi. Bana bakarak “sen şimdi annemin ayaklarınıda temizlememişsindir” dedi. Mesajı almıştım, derhal gidip Nur Yengemin önüne eğildim ve ayaklarını kavradım ayağında ten rengi ince çorap vardı. Nur Yengenin şaşkın bakışları arasında sağ ayağını ağzıma soktum. Önce geri çekmeye çalışsada Tuba rahat ol anne değince oda serbest bıraktı. Çorapların üzerinden tüm ayaklarını yaladım ve ardından Tubanın emriyle Tubanın ayaklarına yöneldim. Tubanın ayaklarında spor çoraplar vardı. Ağzımı açar açmaz Tuba ayağını tüm gücüyle ağzıma iteledi. Dudaklarımın yırtıldığını zannettim biran. Ardındanda “yala köpek” komutuyla emmeye yalamaya başladım. Çoraplardan sızan sular mideme iniyordu.Tuba bir süre yalattıktan sonra “çoraplarımı çıkar” dedi. Dişlerimle tutarak Tubanın çoraplarını çıkarttım ve hiç söyletmeden ayaklarını yalamaya başladım. Tuba “afferin ama bu sana vericeğim cezayı engellemez” dedi. Tubanın ayaklarını tertemiz yaptıktan sonra gidip bir leğende su getirip ayaklarını yıkadım ve kuruladım. Ardındanda topuklu bir terlik giydirdim. Şimdi çok hoş duduyorlardı. Tuba “aynı işlemleri annemede yapıcaksın” dedi. Derhal Nur Yengenin karşısına geçtim ve onunda ayaklarını yaladım, yıkadım, kurulayıp onada bir terlik giydirdim. Sonra o suyu Tubanın emriyle içtim ve leğeni yerine götürdüm. Bu arada Tuba da annesine bana daha önce neler yaptığını anlatıyordu. İçeriye geri döndüm ve derhal 4 ayak pozisyonu aldım. Tuba gelerek sırtıma oturdu ve pantalon kemerini boğazıma takıp bir tasma haline getirdi. Üzerimden kalktı ve doğru ayakabılığa götürdü. O önde tasmamdan çekerken bende köpek gibi gidiyordum. Tuba ayakkabılığı açtı ve “Bunlarıda temizlememişsin ha ben sana bunu hesabını sorarım” dedi. Ayakkabıları işaret ederek “bunların hepsi seni bekliyor ama önce akşam olmadan senin şu cezanı verelim” dedi. Dış kapı önünde ayakkabılarını giydi. İyice korkuyordum çünkü dış kapı açıktı ve ben kapının önünde köpek gibi duruyordum annesine “biz gidiyoruz” dedi ve tasmamdan asılmaya başladı. Ben gitmemekte diretiyordum. “Bana itirazmı ediyorsun” dedi ve gelip ardarda tekmelemeye başladı. Ben yerde kıvranıyor o ise devam ediyordu. Nihayet durdu ve “bir daha itiraz yok tamammı” dedi.Bende “emredersiniz” dedim. Gidip komşunun kapısını çaldı. Komsu kapıyı açınca önce şok geçirdi. Tuba gayet normalmiş gibi “sizin köpeğin tasmasını alabilirmiyim benimkinin yokta” dedi. Ev sahibi şaşkın şaşkın tasmayı uzattı ve Tuba “teşekkür etsene” dedi. Derhal gidip kadının ayaklarını öptüm ve iki kez havladım. Tuba tasmayı taktı ve dışarıya doğru seyahatimiz başladı. Tuba bu arada bana “Bu gezinin kısa sürmesi sana bağlı yoksa akşama daha çok var” dedi. Bende emredersiniz manasında iki kez havladım. Sokağa çıktığımızda Tuba önde tasmamdan çekiyor ben arkasından gidiyordum. Bahçe duvarını geçince insanların arasına çıktık. Tuba gayet normalmiş gibi yürüyor herkes şaşkın şaşkın bize bakıyordu. Yaklaşık 200 metre yürüdükten sonra bir parkta durduk. Tuba ayakkabılarını işaret etti ve derhal eğildim ayakkabıları yalamaya başladım. Çevremiz insanlarla doluydu kimi fotoğrafımızı çekiyor kimi gülüyor kimide Tubayı alkışlıyordu. Çevremiz çok kalabalıklaşmıştı. Tuba oradaki 6 kişilik bir kız grubuna “içinizde ayaklarını öptürmek isteyen yokmu” dedi. Kızlar önce birbirlerine baktılar sonra içlerinden biri kabul etti. Tuba kızı işaret edince derhal gidip kızın ayaklarını öpmeye başladım. Ardından diğer kızlarımda ayaklarını öptüm. Tuba kızlara “ayakkabılarınız biraz kirli duruyor oturunda temizlesin” dedi. Kızlar oturdu ve yarım saat boyunca 6 kızın ayakkabılarını yaladım. İşim bitince tuba yere uzanmamı emretti ve bende sırtüstü uzandım. Kızlar Tubanın isteği ile ayaklarını paspasa siler gibi yüzüne sildiler ardından Tuba kalktı ve gelip üzerime çıktı. Kızların yardımıyla iki ayağıyla yüzüme çıktı ve bir süre durup indi. İndiğinde ayakkabılarının izi yüzüme çıkmıştı. Kızlara teşekkür ettim(ayaklarını öperek). Tuba “afferin bak itiraz etmedin dönüyoruz” dedi. Tasmamdan kavradı ve doğruca eve gittik. Artık o mahallede herkes bizi konuşuyordu. Eve gittiğimde yaklaşık 10 çift ayakkabı yalayıp yuttum. Ayakkabılıkta kirli ayakkabı kalmamıştı. Akşam amcam galdiğinde gayet normal davrandık. Gece orada kaldım ve Tubanın emriyle bütün geceyi Tubanın 1 çift ayakkabısı ağzımda geçirdim. Ertesi gün oradan ayrılmadan önce Tubanın ve Nur Yengemin ayaklarını öpüp yaladım. Gitmeden önce son olarak Tuba ağzıma tükürüp yutturdu ve tasmayı aldığımız komşuya geri verirken onunda ayaklarını tekrar öptüm. Artık amcamlara her gidişimde yalıyacak birçok ayak ve ayakkabı buluyorum.

tuğba 6

Yine her zamanki gibi Tuba’lara gitmek için evden çıktım. Apartmana girdim asansörden çıktığımda komşularının (Emine Hanım) kapıda beklediğini gördüm. Beni apartmana girerken görmüş ve beklemişti. Beni yanına çağırdı ve bende gittim. Tam karşısına geldiğimde eliyle ayaklarını işaret etti. Bende eğilip ayaklarını birer kez öptüm. Kalkacakken bana “o şekilde içeri geç” dedi. Ben Nur Yengemlerin beni beklediğini söylesem de o saçlarımdan çeke çeke içeri soktu. Kapıyı kapattı. Saçlarımdan yakaladı ve birkaç tokat atıp “2 saat bana aitsin” dedi. Emine hanım uzun sayılabilecek boyda evli fakat çocuksuz bir kadındı. Evlerinde ufak bir köpek besliyorlardı. Zaten Tuba beni ilk dışarıya çıkarttığında onların köpeğinin tasması boynumdaydı. Emine Hanımın üzerinde bir etek üzerinde bir gömlek ve siyah ince çorap ayrıca birde topuklu siyah deri bantlı terlikler vardı. İlk yaptığı şey köpeklerinin tasmasını alıp boynuma geçirmek oldu. Ardından bütün evi havlayarak köpek şeklinde dolaştırdı. Sonra geçip bir koltuğa oturdu. Bana “şimdi sizin orada yaptığın gibi ağzınla ayaklarıma masaj yap” dedi. Ben bir ayağını tuttum terliğini çıkarttım. Terliği öperek bir kenara bıraktım. Bunu yapmam hoşuna gitmişti ve afferin aldım. Ardından o çoraplı ayaklarını ağzıma sokup dilimi üzerinde gezdirmeye başladım. O ise rahatlamış kendini bırakmıştı. Ağzımla ayaklarının altını vakum gibi içime çekiyordum. Bu ayağına masaj etkisi yaratıyordu. Bu şekilde ayağına uzun süre masaj yaptım. Ardından diğer ayağına da aynı şeyleri tekrarladım. Ardından emine hanım ayağa kalktı ve külotlu çorabını çıkarttı. Çorabın tamamını ağzıma tıkıştırdı ve şimdi ayaklarımı öp dedi. Ağzım tamamen çorapla doluyken ayak öpmek çok zor ve ilginçti. Bir süre bu şekilde çıplak ayaklarını öptükten sonra ağzımdan çorapları çıkarttı ve ayaklarını yalamamı emretti. Ayaklarını uzun süre yaladım. Sonra üzerimdeki t-shirt ile sildim. Emine hanım birden tasmamdan tutup kalktı ve beni doğruca yatak odasına götürdü. Yatağa uzanmamı emretti. Ardından da ellerimi yatağa bağladı. Korkmaya başlamıştım. Üzerimi soydu ve üzerime çıktı. Ardından külotunu indirip eteğini kaldırdı. Zaten kalkmış olan sikimin üzerine oturdu. Kadın beni resmen sikiyordu. Bana “ben boşalana kadar boşalmayacaksın yoksa ölürsün dedi. Kadın uzun süre gidip geldikten sonra inleyerek boşaldı. Korkudan boşalamamıştım. Ardından ikinci kez tatmin olmak istediğini söyleyince bu kez dayanamam dedim. O da bunun üzerine o zaman ağzınla yaparsın dedi. Gelip suratıma oturdu. “Yala” komutuyla yalamaya başladım. Kadın 2 defada ağzıma boşalmıştı ve benim dilim yara olmak üzereydi. Yorulmuştum. Ardından kafamı sabitledi ve ağzımı iyice açmamı istedi. Önce çırpınmaya çalıştım fakat eliyle sikimi tuttu ve sıkıp canımı yakınca ağzımı sonuna kadar açtım. Kadın ağzıma işedi. Hem de o kadar çok yaptı ki neredeyse 1 haftalık sidik içtiğimi sandım. Suratımdan kaktı ve tekrar sikime oturdu ve tekrar oturup kalkarak içine boşalttırdı. Kalkıp ellerimi çözdü ve giyinmeme izin verdi. Tasmamdan çekip kapının önüne götürdü ve ayakkabılığı açtı ve yarım saat içinde oradaki bütün ayakkabıları bana yalattı. Sonrada tasmamı çözüp kapıyı açtı. Gidip Tuba’ların kapısını çaldım. Kapıyı Nur Yengem açtı. Karşıda komşusunun bize baktığını görünce kadına “bizim köpek sizin ayaklarınızı öptü mü?” dedi. Kadında “köpeğinizi iyi eğitmişsiniz beni görür görmez ayaklarımı öptü” dedi. Nur Yengem bana bakarak “aferin bir ödülü hak ettin” dedi. Kafamı kaldırdı ve “aç ağzını” dedi. Açar açmazda ağzıma tükürdü. Ardından da yutturup Emine Hanıma “Bir ödülde siz verin” dedi. Tekrar sürünerek Emine Hanımın yanına gittim. O iyice ağzında balgam hazırlayıp tükürdü ve yutturdu. Sonra nur yengemin yanına döndüm ve o gün yemem gerekenleri yedim.